<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>OlurBelki.Com - Neden Olmasınki? :) &#187; deniz baykal</title>
	<atom:link href="http://www.olurbelki.com/tag/deniz-baykal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.olurbelki.com</link>
	<description>Bir takım ilginç olaylar ve daha fazlası..</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2012 15:58:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Ahmet Altan / Fotoğrafımı..</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/23/08/2009/ahmet-altan-kum-saati-fotografim/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/23/08/2009/ahmet-altan-kum-saati-fotografim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 09:29:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[30 bin kişi]]></category>
		<category><![CDATA[40 bin kişi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Altan]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet altan kum saati]]></category>
		<category><![CDATA[barış asla olmasın]]></category>
		<category><![CDATA[beni öldürdüler]]></category>
		<category><![CDATA[benim bildiğim tek şey ise güzel bir günde öleceğim]]></category>
		<category><![CDATA[bildiğim tek şey karanlık ve fırtınalı bir gecede doğdum]]></category>
		<category><![CDATA[Danton]]></category>
		<category><![CDATA[demokratikleşme]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[fotğraf yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğrafım]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[katliam haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[keseceğin bu başı halka göster bu baş buna değer]]></category>
		<category><![CDATA[Kırmızı Pazartesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kum Saati]]></category>
		<category><![CDATA[kürt açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[kürt sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[kürtler]]></category>
		<category><![CDATA[Lermontov]]></category>
		<category><![CDATA[Macbeth]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Şafak beni öldürürse bu resmimizi oğluma ver]]></category>
		<category><![CDATA[Samson]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş devam etsin]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak katliamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=779</guid>
		<description><![CDATA[KUM SAATİ Ahmet Altan E-Mail Gönder Fotoğrafımı&#8230; Bazı cümleler vardır, okur okumaz bir daha onu unutmayacağınızı bilirsiniz. Daha sonra Marquez’in de Kırmızı Pazartesi romanında alıp aynen yazdığı Macbeth’teki kralın son anında “beni öldürdüler” diye bağırması gibi&#8230; Lermontov’da, “bildiğim tek şey karanlık ve fırtınalı bir gecede doğdum” diyen adama bilge doktorun “benim bildiğim tek şey ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Ahmet Altan / Kum saati / Fotoğrafım.." src="http://www.taraf.com.tr/fotoraflar/yazarlar/s1%20altan1.jpg" alt="" width="120" height="168" /></p>
<p><strong>KUM SAATİ<br />
<em>Ahmet Altan</em></strong><a href="mailto:ahmetaltan111@gmail.com"><br />
E-Mail Gönder </a></p>
<h3>Fotoğrafımı&#8230;</h3>
<p>Bazı cümleler vardır, okur okumaz bir daha onu unutmayacağınızı bilirsiniz.</p>
<p>Daha sonra Marquez’in de <em>Kırmızı Pazartesi</em> romanında alıp aynen yazdığı <em>Macbeth</em>’teki kralın son anında “beni öldürdüler” diye bağırması gibi&#8230; <span id="more-779"></span></p>
<p>Lermontov’da, “bildiğim tek şey karanlık ve fırtınalı bir gecede doğdum” diyen adama bilge doktorun “benim bildiğim tek şey ise güzel bir günde öleceğim” demesi gibi&#8230;</p>
<p>Danton’un giyotine yatmadan önce cellât Samson’a, “keseceğin bu başı halka göster, bu baş buna değer” demesi gibi&#8230;</p>
<p>Böyle cümleleri unutmazsınız.</p>
<p>Galiba beni en çok insanların kaderleriyle ve ölümleriyle ilgili söyledikleri sözler etkiler.</p>
<p>Bizim çok başarılı muhabirlerimizden Tuğba Tekerek’in, aralarında karısının da bulunduğu altı kişiyi öldüren savaş gazisinin köyünden yazdığı haberdeki bir cümleyi okuduğumda da o cümle içimi yakıverdi.</p>
<p>Kocasının yakında kendisini öldüreceğini bilen genç kadın yengesine, kocasıyla birlikte çekilmiş bir fotoğrafını verip, “Şafak beni öldürürse bu resmimizi oğluma ver” demiş.</p>
<p>Öldürüleceğini biliyor.</p>
<p>Katilinin kim olacağını da biliyor.</p>
<p>Ve, oğlu, “katiliyle birlikte yaşadığı mutlu günlerden bir anıyı” saklasın istiyor.</p>
<p>“Beni öldürürse resmimizi oğluma ver.”</p>
<p>Bilmiyorum o ufak oğlana, öldürülen annesiyle “öldüren” babasının birlikte çekilmiş resmini verecekler mi&#8230;</p>
<p>O çocuk neler hissedecek o resmi gördüğünde?</p>
<p>Babası, savaşın belasından geçerken sakatlanmış, hem bir kurban, hem bir katil.</p>
<p>Annesi, hiç bilmediği bir savaşın, bedeni yuvarlak çelik mermilerle parçalanmış bir başka kurbanı.</p>
<p>Çocuk da hayata bir kurban olarak başlıyor.</p>
<p>Bu savaş şimdi bitse bile o küçük çocuk için hiç bitmeyecek.</p>
<p>Savaş, onun hayatına damgasını en korkunç biçimde bastı.</p>
<p>Annesi bir ölü, babası bir katil.</p>
<p>“Savaş devam etsin, barış asla olmasın” diyenlerin konuşmalarını dinleyip, yazılarını okudukça hep aynı şeyi düşünüyorum.</p>
<p>Bu insanlar savaşın ne olduğunu biliyorlar mı gerçekten?</p>
<p>Bir kurşunla böbreğinin parçalanmasının ne olduğunu biliyorlar mı, şakağına bir şarapnel parçasının girmesinin ne olduğunu biliyorlar mı, bir havan topuyla kopan bacağının metrelerce öteye savrulmasını görmenin ne olduğunu biliyorlar mı?</p>
<p>Bütün bunları bilerek mi savunuyorlar savaşı?</p>
<p>Bütün bunları bilerek mi “savaş sürsün” diye böyle ahlaksızca tepiniyorlar?</p>
<p>Kaç ailenin hayatının mahvolduğunu biliyorlar mı?</p>
<p>Savaş sürerse kaç ailenin daha hayatının mahvolacağını biliyorlar mı?</p>
<p>Savaşın insanları nasıl çıldırttığını biliyorlar mı?</p>
<p>Savaşın, ölümün, acının gerçek olduğunun farkındalar mı?</p>
<p>Elli bine yakın insan öldü.</p>
<p>Savaştan kendilerine bir çıkar uman, vicdanını kaybetmiş bu savaş çığırtkanlarının sakinleşmesi için daha kaç bin insanın ölmesi gerekir?</p>
<p>Söyledikleri her cümlenin, yazdıkları her kelimenin içine kaç bin ölüyü sığdırdıklarını kavrayarak mı bağırıyorlar böyle “savaş sürsün” diye?</p>
<p>Oy hesaplarıyla, siyaset hesaplarıyla insanların ölümünü savunmak bana ahlaksızca, utanmazca, rezilce bir iş olarak görünüyor.</p>
<p>Bu savaş sürerse kaç kişi daha ölecek?</p>
<p>Kaç kişi daha savaştan çıldırmış olarak dönecek?</p>
<p>Kaç katliam haberi daha yazacağız?</p>
<p>Bunlara aldırmıyorlar mı gerçekten?</p>
<p>Zonguldak’ın bir köyünde altı kişiyi gömdüler.</p>
<p>Bir adamı bir daha çıkmamak üzere hapse koyacaklar.</p>
<p>Bir buçuk yaşında bir oğlan bir daha annesini hiç görmeyecek.</p>
<p>Babasına düşman olmazsa, babasından nefret etmezse ve babasını görmeye razı olursa, onu ancak parmaklıkların arkasından görecek.</p>
<p>Belki görmek bile istemeyecek.</p>
<p>Büyük yengesinde, kendisine bırakılmış bir resim olacak.</p>
<p>Annesinin, “Şafak beni öldürürse bunu oğlumuza ver” dediği bir resim.</p>
<p>Annesiyle babasını “mutlu” gösteren bir resim.</p>
<p>Büyüdüğünde o resmi ona gösterirlerse ne hissedecek?</p>
<p>“Bu annen” diyecekler, “bu da baban”, “baban anneni öldürdü.”</p>
<p>Neler yaşatıyoruz biz bu insanlara?</p>
<p>Ne acılar yaşatıyoruz?</p>
<p>Niye yapıyoruz bunu?</p>
<p>İhtiyar iki politikacının politik hesaplarıyla, insanlardan nefret eden birkaç yazarın kirli öfkeleri yüzünden mi?</p>
<p>Bu adamlar için mi öldürteceğiz bu genç insanları?</p>
<p>Hep savaş, hep kan, hep ölüm, hep acı mı olacak?</p>
<p>Bu sefillerin insanları öldürtmelerine bu toplum izin vermeyecek.</p>
<p>Barışın umudu bile insanları sevindiriyor.</p>
<p>O umudu ve sevinci hissediyorsunuz.</p>
<p>Bencil ihtiyarlarına inat bu toplum gençlerini kurtaracak.</p>
<p>Kimse dağlarda, mevzilerde, karakollarda, barınaklarda ölmeyecek, ölüm haberleri verilmeyecek annelere.</p>
<p>İnsanları savaşlarda çıldırtmayacağız.</p>
<p>Hep savaşı anlatan, hep ölümü ve öldürmeyi düşünen gençlerimiz olmayacak.</p>
<p>Küçük oğlanlara, “mutlu günlerde” çekilmiş resimler yadigâr bırakılmayacak.</p>
<p>Ve, “beni öldürürse resmimizi oğluma ver” diyen kadınların vasiyetleriyle içimiz böylesine kanamayacak.</p>
<p><em>Kaynak:Taraf.com.tr<br />
Ahmet Altan / Kum Saati / Fotoğrafımı&#8230;<br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/23/08/2009/ahmet-altan-kum-saati-fotografim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CHP Mahkemeye Başvurdu</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/14/07/2009/chp-anayasa-mahkemesine-basvurdu/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/14/07/2009/chp-anayasa-mahkemesine-basvurdu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 21:47:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[abdullah gül]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[askeri yargı]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[iptal dilekçesi]]></category>
		<category><![CDATA[kamuoyu]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[savcılık]]></category>
		<category><![CDATA[sivil yargı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=574</guid>
		<description><![CDATA[CHP, askere sivil yargı yolu getiren yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. CHP grup başkanvekili Anadol, CHP&#8217;nin iptal dilekçesini Anayasa Mahkemesi&#8217;ne sunduklarını belirtirken, yasanın altında hiçbir CHP milletvekilinin imzası olmadığını ekledi ve Başbakan&#8217;ın kendi kendini yalanladığını iddia etti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8221;Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün, askere yargı yolunu da açan yasayı onaylarken, anayasaya aykırılık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="chp anayasa mahkemesine başvurdu" src="http://i.sabah.com.tr/2009/07/13/617278281250.jpg" alt="http://i.sabah.com.tr/2009/07/13/617278281250.jpg" width="248" height="130" /><strong>CHP, askere sivil yargı yolu getiren yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. </strong></p>
<p><span>CHP grup başkanvekili Anadol, CHP&#8217;nin iptal dilekçesini Anayasa Mahkemesi&#8217;ne sunduklarını belirtirken, yasanın altında hiçbir CHP milletvekilinin imzası olmadığını ekledi ve Başbakan&#8217;ın kendi kendini yalanladığını iddia etti.<span id="more-574"></span></span></p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8221;Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün, askere yargı yolunu da açan yasayı onaylarken, anayasaya aykırılık konusunda hiçbir şey söylememesinin &#8216;manidar&#8217; olduğunu&#8221; ifade ederek, &#8221;Cumhurbaşkanı&#8217;nın, anayasaya aykırılık konusunda değerlendirme yapmaması, herhalde anayasaya aykırı olmadığı konusunda söyleyecek bir söz bulamamış olmasındandır&#8221; dedi.</p>
<p>CHP Grubu, askere yargı yolunu açan yasayı Anayasa Mahkemesine götürmek üzere, parti genel merkezinde olağanüstü toplandı.</p>
<p>Baykal, toplantının başlangıcında yaptığı konuşmada, yargıda var olan iş bölümünü yeniden düzenlemeye yönelik bir girişim yapıldığını, bu yasanın Cumhurbaşkanı Gül tarafından onaylanarak, yürürlüğe girdiğini anımsattı.</p>
<p>&#8221;Kamuoyunda &#8216;gece yarısı baskın yasası&#8217; olarak nitelendirilen bu yasanın çok kapsamlı, önemli temel siyasi tartışmaları gündeme getirdiğini&#8221; anlatan Baykal, &#8221;yasanın bir maddesinin büyük ilgi, heyecan, tartışma yarattığını&#8221; söyledi. Baykal, yasanın diğer maddelerinin, mutabakatla, işbirliğiyle, ilgili kurumların desteğiyle yasalaştığına işaret ederek, &#8221;Ama büyük dönüşümü gerçekleştirdiği iddia edilen o madde gece yarısı, aniden bir önerge üzerinden, genel kurulda müzakere edilmeden yasaya yerleştirildi. Birden bire sabahleyin herkes, neyin yapıldığını, yeniden keşfetmek durumunda kaldı&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Baykal, &#8221;tarihi&#8221; denilen düzenlemenin, TBMM Anayasa, Adalet, AB Uyum komisyonlarında, Genel Kurul&#8217;da müzakere edilmesi gereken, bu komisyonların, genel kurulun, bilgisinden, dikkatinden, irdelemesinden &#8221;bilinçli şekilde kaçırıldığını&#8221; savundu.<br />
<strong><br />
&#8221;MUHALEFET PARTİLERİNDEN KAÇIRILMIŞTIR&#8221;</strong></p>
<p>&#8221;Baksaydınız, inceleseydiniz&#8221; eleştirilerinin tartışılabileceğini ifade eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8221;Önergenin anlamı, TBMM&#8217;den, komisyonlardan, muhalefet partilerinden, kamuoyundan, ilgili kurumlardan kaçırılmıştır. Böylesine önemli bir düzenleme, yeni bir sivilleşme dönemi açacaksa, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü açısından çok önemli bir atılımı gerçekleştirecekse, tam bir güven içinde, bugüne kadar diğer düzenlemelerde olduğu gibi, komisyonlarda, Genel Kurulda müzakere edilerek, kamuoyunu bilgilendirerek; ilgili kurumların resmi görüşünü alıp, gerekiyorsa bir kenara bırakarak, demokratik bir yasama süreci içinde bunun gerçekleştirilmesi gerekmiyor muydu? Bu kadar önemli bir düzenlemenin, bir rastlantı sonucu gece yarısı olup bittisiyle yasalaştırılmış olduğunu düşünmemizi, kimse bizden beklemesin. Burada bir iyiniyet eksikliği, açık bir gizleme gayreti, kamuoyundan kaçırılmak kararlılığı ve tertibi, net bir şekilde görülmektedir. Bilinçli olarak kaçırılmıştır. TBMM Başkanı, &#8216;benim haberim yok&#8217; diyor. Bu kadar önemli bir yasayı TBMM gerçekleştiriyor ama bundan Meclis Başkanı&#8217;nın, komisyonların, muhalefet partilerinin haberi yok.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;USUL DEĞİL, ESAS YANLIŞIDIR&#8221;</strong></p>
<p>CHP Genel Başkanı Baykal, bu yasama sürecinin, bu biçimde götürülmesinin, &#8221;temel zafiyet&#8221; olduğunu öne sürdü.</p>
<p>Yasaya ilişkin &#8221;usul bakımından yanlış oldu&#8221; değerlendirmelerine dikkati çeken Baykal, &#8221;kimsenin, usul hatasını, rastlantısal hata, dikkatsizlik, özensizlik, aceleye getirmeden kaynaklandığını düşünmelerini kendilerinden beklememesi gerektiğini&#8221; kaydetti. Baykal, &#8221;Bu usul yanlışı değil, esas yanlışıdır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8221;Yasanın, bilgi kirliliği içinde tartışıldığını, tartışmanın, aydınlatmaya değil, karartmaya yönelik olduğunu&#8221; savunan Baykal, bilgi kirliliğinin, bilinçli olarak harekete geçirildiğini, olayın gizlenmeye çalışıldığını kaydetti. Baykal, konuşmasına şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Bilgi kirliliğinin kendisini gösterdiği temel alanlar şunlar: &#8216;Bu yasa, darbe girişimlerini önlemek için getirilmiş bir düzenlemedir&#8217; iddiası. Bu doğru değil. TCK&#8217;da, darbe yapanların, sivil mahkemelerde yargılanmasına yönelik düzenlemeler vardır. Darbe girişimlerinin, normal mahkemelerde yargılanması önünde bir engel yoktur, darbe bir suçtur, askeri bir suç değildir. Genel ceza kanunu kapsamı içinde suçtur. Darbeyi, sivil mahkemeler önlüyor.</p>
<p>İkinci aldatmaca; bu kanun anayasaya aykırı değildir. Bu kanuna çok önem verdiğinizi biliyorum. Bu anlayışınızın, gerçekleri görmekten sizi alıkoyacak kadar sizi şaşırtmış olması, gerçeklere bu kadar ters düşme yeteneğinizin, bu kadar yüksek düzeye çıkmasına şaşırmamak mümkün değil. Akıl, izan, mantık var. Aklı, fikri olan anayasayı eline alır, 145. maddeyi okur. Kapsamlı, ayrıntılı düzenleme&#8230; Aklı başında bütün anayasacılar, bu anayasayı değiştirmek isteyenler dahil, iktidarın bu projelerine destek vermek niyetinde olanlar dahil, içlerinde bir miktar hukukçuluk kalmışsa, bu konuda ya susuyorlar veya açıkça, dolaylı itiraflarda bulunuyorlar. Cumhurbaşkanı&#8217;nın onaylarken, anayasaya aykırılık konusunda hiçbir şey söylememesi, manidardır. Cumhurbaşkanı&#8217;nın, bu kadar anayasaya aykırılık tartışması yapılan bir yasayla ilgili imza atarken, anayasaya aykırılık konusunda bir söz söylemeye yönelmemesi, hiçbir değerlendirme yapmaması, herhalde anayasaya aykırı olmadığı konusunda söyleyecek bir söz bulamamış olmasındandır. Bu anayasaya uygun olduğunu savunacak söz bulamaması, anayasaya aykırılık konusunda, anayasamızın cumhurbaşkanına emanet ettiği büyük görevi yerine getirmediği gerçeğini bizim görmemize de engel değildir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;KÜLLİYEN YALAN&#8221;</strong></p>
<p>Baykal, TBMM Genel Kurulu&#8217;nda yasaya yönelik verilen iki önergeyi, &#8221;iki vuruş, iki darbe&#8221; diye nitelendirerek, tartışılan bu önergenin yanı sıra düzenlemenin görülmekte olan davaları da kapsamına da alacağına yönelik ikinci bir önerge verildiğini söyledi. Baykal, iki önergenin de anayasaya aykırı olduğunu, ikinci önergenin anayasanın &#8221;tabii hakim&#8221; ilkesine aykırılık taşıdığını ifade etti.</p>
<p>&#8221;Düzenlemenin, AB&#8217;nin talebi doğrultusunda yapıldığı&#8217; söylemeni, &#8221;üçüncü karartma&#8221; şeklinde değerlendiren Baykal, bunun &#8221;külliyen yalan olduğunu&#8221; öne sürdü.</p>
<p>AB&#8217;nin, askerlerin askeri mahkemede yargılanmaması yönünde hiçbir talebi olmadığını belirten Baykal, bu konuyla ilgili Katılım Ortaklığı Belgesi, AB İlerleme Raporlarındaki ifadeleri aktardı.</p>
<p>Deniz Baykal, &#8221;darbeyi önleme yasası&#8221; sözünün, &#8221;boş bir safsatadan ibaret&#8221; olduğunu öne sürerek, &#8221;Bu girişim ne anlama geliyor, arkasında ne var? Anayasaya aykırı&#8230; AB&#8217;nin talebi değil. Ama olağanüstü heyecanla, olağanüstü tertipler gerçekleştirerek, bu konuda bir gayret sergileniyor. Bunun anlamı nedir?&#8221; diye sordu.</p>
<p><strong>&#8221;TÜRKİYE&#8217;DE SİVİL VE ASKERİ YARGI, DARBEYLE SAVAŞMAK İÇİN DONANIMLIDIR. EKSİK VARSA, DAHA DA DESTEKLEYELİM&#8221;</strong></p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, askere sivil yargı yolunu açan yasayı, &#8221;iktidarın, vesayet altına almayı başaramadığı bir alanda vesayet arayışının bir ifadesi&#8221; olarak değerlendirerek, &#8221;Bu vesayet arayışının, askeri yargıya da sıçratılmak istenmesidir&#8221; dedi.</p>
<p>CHP parti grubu, Genel Başkan Baykal&#8217;ın çağrısı üzerine, Genel Merkez&#8217;de olağanüstü toplandı.<br />
Baykal, toplantıda yaptığı konuşmada, iktidarın, askere sivil yargı yolunu açan yasal düzenlemeye, hukukun üstünlüğünü, demokratikleşmeyi, sivil rejimi kökleştirmeyi gerekçe olarak gösterdiğini ifade ederek, bunun gerçeği yansıtmadığını savundu.</p>
<p>Bu iddiada olan Hükümetin uygulamalarına bakıldığında gerçeğin kolayca görülebileceğini, samimiyetsizliğinin anlaşılacağını ileri süren Baykal, iktidarın, medyayı ve sivil toplum örgütlerini baskı altına aldığını, yargı bağımsızlığını engellediğini öne sürdü.</p>
<p>&#8221;Yargı son dönemde en büyük tahribata uğramıştır&#8221; diyen Baykal, bir hakimin &#8221;üzerimde kurumsal baskı var&#8221; gerekçesiyle davadan çekilmek istediğini anımsattı. Baykal, &#8221;Hangi kurum bu baskıyı yapıyor? Kanarya Sevenler mi bu baskıyı yapıyor? Nereden geliyor bu baskı, kurumsal baskı&#8230;? O &#8216;kurumsal&#8217; yerine, benim teklifim, resmi kelimesini koyup öyle okumaktır&#8221; diye konuştu. Baykal, buna sessiz kalınmasının, demokrasi duyarlılığıyla bağdaşmayacağını söyledi.</p>
<p><strong>&#8221;YARGIYI VESAYET ALTINA ALMA ANLAYIŞI&#8221;</strong></p>
<p>Baykal, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Tıpkı medyada olduğu gibi, yargıda da bir vesayet anlayışı, yargıyı vesayet altına alma anlayışı, açık bir siyasi gerçek olarak önümüzde duruyor. Bu son yasa, iktidarın, vesayet altına almayı başaramadığı bir alanda vesayet arayışının bir ifadesidir. Yoksa, bağımsız yargı, asker ya da sivil, doğru işlesin, bu konuda engeller kaldırılsın, buna katkı yapalım anlayışıyla ilgili olduğunu düşünmek mümkün değildir. Bu vesayet arayışının, askeri yargıya da sıçratılmak istenmesidir. Sivil yargıda belli bir ölçüde vesayet tesis edilmiştir. Çok açık bir gerçek. Yargı bağımsızlığının bulunmadığı, herkesin ifade ettiği bir gerçektir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;ANAYASA MAHKEMESİ&#8217;NE BAŞVURULMAMASI İÇİN ISRARCILIK&#8221;<br />
</strong><br />
Baykal, hükümetin, askere, sivil yargı yolunu açan yasanın AB&#8217;nin talebi üzerinde yapıldığını savunduğunu belirterek, ancak AB&#8217;nin isteği olmasına karşın, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısının değiştirilmesinde, aynı çabanın gösterilmediğini ileri sürdü. Baykal, &#8221;Bu vesayet anlayışı, Türkiye siyasetinin temel sorunu haline gelmiştir. Bu iktidar her geçen gün hukuk engellerine, demokratik engellere, bin bir dereden su getirerek, bazen parlamento çoğunluğunun verdiği olanakla, bazen AB&#8217;nin sağladığı imkanlarla aşmaya ve vesayetini pekiştirmeye çalışıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Yasanın, Anayasa&#8217;ya aykırı olmasına rağmen bazı çevrelerin, CHP&#8217;nin konuyla ilgili Anayasa Mahkemesi&#8217;ne başvurmaması için ısrarcı olduğunu ifade eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8221;Bu yasa Anayasa&#8217;ya aykırı. Ama çok ilgi çekici bir tablo var. Türkiye&#8217;de Başbakan dahil, pek çok yazar, düşünür, demokrat, aydın, &#8216;aman Anayasa Mahkemesine gitmeyin&#8217; diyor. Anayasa Mahkemesi&#8217;ne gitmememiz gerektiği konusunda pek çok çevre olağanüstü yüksek gayret sarf ediyor. Bunun altında ne yatıyor? Bunun, Anayasa&#8217;ya aykırı olduğu gerçeği var. Onlar da biliyorlar ki Anayasa&#8217;ya aykırılığı ortaya çıkacak. Bir demokrat, hukuk devletine saygısı olan bir insan, yüzü kızarmadan, Anayasa&#8217;ya, aykırı olduğu iddia edilen bir kanunla ilgili olarak &#8216;aman Anayasa Mahkemesi&#8217;ne gitmeyin&#8217; diyen bir anlayışın, hukukla, demokrasiyle ilişkisi nedir?&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;DARBE, MUTLAKA GECE YARISI GELİR DİYE BİR ŞEY YOK&#8221;<br />
</strong><br />
CHP Genel Başkanı Baykal, darbe girişiminin suç olduğunu vurgulayarak, kimsenin, darbe yapmanın serbest bırakılmasından yana olmadığını belirtti.</p>
<p>Türkiye&#8217;de sivil ve askeri yargının, darbeyle savaşmak için donanımlı olduğunu dile getiren Baykal, &#8221;Eksik varsa, daha da destekleyelim. Ama olay, o değil. Darbe, mutlaka bir gece yarısı, sabaha karşı gelir diye bir şey yok. Darbe bir süreç. Darbeyi sadece askerler yapar diye de bir şey yok. Darbeyi siviller de yapar.</p>
<p>Faşizm, askeri kurumların, sivil kurumlar üzerinde tahakküm ve vesayet kurduğu bir rejim olmak zorunda değildir. Darbeler bir süreçtir, o süreç başlar, bir süre sonra siz kendinizi bir bakarsınız, darbenin kurbanı olarak buluverirsiniz. Bu bir süreçtir, o süreç şekillenirken farkına varmazsınız, hatta destek olursunuz&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/14/07/2009/chp-anayasa-mahkemesine-basvurdu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kararlıyız&#8217; vurgusu</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/26/06/2009/nereye-varirsa-varsin-kararliyiz/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/26/06/2009/nereye-varirsa-varsin-kararliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 01:21:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[askeri savcılık]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[Kararlıyız]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[sivil yargı]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[vurgusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[Erdoğan, Arnavutluk&#8217;a giderken gazetecilerin Askeri Savcılığın kararı ile ilgili sorusuna &#8220;Demokrasiyi zafiyete düşürmek gayretlerinin menşeine, nereye varırsa varsın inmenin gayreti içindeyiz&#8221; yanıtı verdi. Başbakan Tayyip Erdoğan, Arnavutluk&#8217;a hareketinden önce gazetecilerin &#8220;Askeri savcılığın, irtica ile mücadele eylem planı belgesinin Genelkurmay&#8217;da hazırlanmadığı kararına ne diyorsunuz&#8221; sorusunu yanıtladı. &#8220;Silahlı kuvvetlerin içinde bu tür çaba var mı, çalışma yapılmalı&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 210px"><img title="'Kararlıyız' vurgusu " src="http://i.sabah.com.tr/2009/06/26/66c08efb-8506-4ea7-89cd-2da6c8718972.jpg" alt="http://i.sabah.com.tr/2009/06/26/66c08efb-8506-4ea7-89cd-2da6c8718972.jpg" width="200" height="188" /><p class="wp-caption-text">&#39;Kararlıyız&#39; vurgusu </p></div>
<p><strong>Erdoğan, Arnavutluk&#8217;a giderken gazetecilerin Askeri Savcılığın kararı ile ilgili sorusuna &#8220;Demokrasiyi zafiyete düşürmek gayretlerinin menşeine, nereye varırsa varsın inmenin gayreti içindeyiz&#8221; yanıtı verdi</strong>.<span id="more-276"></span></p>
<p>Başbakan Tayyip Erdoğan, Arnavutluk&#8217;a hareketinden önce gazetecilerin &#8220;Askeri savcılığın, irtica ile mücadele eylem planı belgesinin Genelkurmay&#8217;da hazırlanmadığı kararına ne diyorsunuz&#8221; sorusunu yanıtladı. &#8220;Silahlı kuvvetlerin içinde bu tür çaba var mı, çalışma yapılmalı&#8221; diyen Erdoğan, &#8220;Demokrasiyi zafiyete düşürmek gayretlerinin menşeine, nereye varırsa varsın inmenin gayreti içindeyiz&#8221; vurgusu yaptı. &#8220;Silahlı Kuvvetlerin içinde bu tür gayret, çaba var mı yok mu, orada da bu çalışmaların yapılması gerekiyor&#8221; diyen Erdoğan şu mesajları verdi:</p>
<p><img src="http://sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" />Süreç, bundan sonra sivil yargının süreci ele alacağı noktasındadır. Genelkurmay Başkanımızla haftalık görüşmelere yurt dışı seyahatleri nedeniyle ara verdik. Döndükten sonra bunun değerlendirmesini yapacağız. Fakat Silahlı Kuvvetlerin içerisinde ne gibi çalışma yapılması gerektiğini başta Genelkurmay Başkanımız olmak üzere hepsi zaten gayet iyi biliyorlar ve gerekli çalışmayı da yaptıkları inancındayım.<br />
<img src="http://sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" />Muhalefet, bu ifadeleri kullanarak kendisini bir kenara çekip alamaz. Onların da bildiklerini duyduklarını ilgili mercilere bildirmesinde büyük fayda var. Bu, demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru tüm siyasi partilerin, ülkenin ortak sorunudur.<br />
<img src="http://sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" />Şüphesiz ki iktidar partisi olarak biz şu anda bu mücadelemizi sürdürüyoruz. Nerede ne var, demokrasiyi zafiyete düşürmek için nasıl gayretler var, menşeine, nereye varırsa varsın inmenin gayreti içinde olacağız.</p>
<p><strong>&#8216;BAŞBAKAN ÖZÜR DİLEMELİ&#8217;</strong></p>
<p><strong>CHP </strong>lideri Deniz Baykal, Erdoğan&#8217;ın açıklamaları üzerine öğleden sonra basın toplantısı düzenledi. &#8220;Başlakan toplumdan özür dilemeli&#8221; diyen Baykal, ilk kez &#8220;Belge değil, kağıt&#8221; söylemini kullanarak yeni bir yargı kararı alınıncaya kadar Askeri savcılığın kararının doğru kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Baykal şöyle dedi:<br />
<img src="http://sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" />Askeri Savcılık belge olmadığını açıkladı. Bu aşamada bir olasılık var; bu, kimler tarafından yapılmış bir komplodur? Onları kimler himaye etmiştir?<br />
<img src="http://sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" />Genelkurmay&#8217;ın yaptığı açıklama, ortaya atılan kağıdın belge niteliğinde olmadığını göstermektedir. Öyle anlaşılıyor ki bazıları bunu geçerli bir tespit olarak görme eğiliminde olmayacaklardır. Sayın Başbakanın karardan tatmin olmadığını düşünüyorum. Başbakan karara rağmen &#8216;Genelkurmay&#8217;da bu belgeyi hazırlayanlar var olabileceği&#8217; düşüncesini eskisi kadar iddialı olmasa da ifade etmeye çalışıyor.<br />
<img src="http://sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" />Başbakan bu kağıda dayanarak ağır ithamlar ifade etmiştir. Bu tablo karşısında başbakan toplumdan özür dilemelidir.</p>
<p><strong>&#8216;SULU ŞAKAYA GELEMEYİZ&#8217;</strong></p>
<p><strong>BAŞBAKAN </strong>Tayyip Erdoğan, Baykal&#8217;ın, 12 Eylül darbecilerinin yargılanması önerisi için &#8220;Bu tür sulu şakalara da biz gelmeyiz&#8221; dedi. Erdoğan şunları söyledi: &#8220;Atacağımız her adımda samimiyet çok önemli. Bu samimi yaklaşım tarzını bizim sadece mikrofonlar uzatıldığı zaman verilen cevaplarla değil, bunu ciddi olarak grup başkanvekilleri bir araya gelirler, otururlar, konuşurlar, böyle bir adım atılacaksa o zaman bunu kararlı bir şekilde atarız. Ama sadece kendin ifadeyi kullan, ondan sonra &#8216;iktidar ne yaparsa yapsın&#8217; mantığıyla yaklaşırsanız işe, AK Parti bu tür yaklaşımların içerisinde değil. Bu tür sulu şakalara da biz gelmeyiz. Ciddi yaklaşımlar bekliyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8216;SULANDIRMASIN, CİDDİYİZ&#8217;</strong></p>
<p><strong>CHP </strong>Lideri Baykal, basın toplantısında şunları ifade etti:<br />
<img src="http://sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" />Başbakan&#8217;ın, CHP&#8217;nin bu konudaki tavrına yönelik yakışıksız ifadeler kullanmış olmasını üzüntüyle karşılıyorum. Buna &#8216;sululuk&#8217; demeye Başbakan&#8217;ın hakkı yok. Teklifimiz, ayaküstü, mikrofonların önünde ortaya atılmış sulu bir teklif değil. Resmi tavırdır, kurumsal görüştür. Sulandırmasınlar, mazeret üretmesinler. Biz samimiyiz. Onların da samimi olup olmadıklarını ölçüyoruz, samimiyetlerini göreceğiz. Samimi değiller ise samimi olmadıkları çıkacak.<br />
<img src="http://sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" />Darbelerden en çok zararı hem CHP hem de bizzat ben gördüm. Kendi düşüncelerini bize empoze etmeye çalışanlar var.</p>
<p><em>Kaynak:Sabah.com.tr</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/26/06/2009/nereye-varirsa-varsin-kararliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

