<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>OlurBelki.Com - Neden Olmasınki? :) &#187; Kitap</title>
	<atom:link href="http://www.olurbelki.com/category/edebiyat-tarih/kitap-edebiyat-tarih/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.olurbelki.com</link>
	<description>Bir takım ilginç olaylar ve daha fazlası..</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2012 15:58:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Çok satan kitaplar</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/13/07/2010/cok-satan-kitaplar/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/13/07/2010/cok-satan-kitaplar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 23:21:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat / Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Çok satan kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Çok satanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Eats]]></category>
		<category><![CDATA[Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi - Seyit Ali Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih'in Rüyası - Mustafa Armağan]]></category>
		<category><![CDATA[Halide Edib: Biyografisine Sığmayan Kadın - İpek Çalışlar]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Hakkında Her Şey - Saffet Emre Tonguç]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Hatırası - Ahmet Ümit]]></category>
		<category><![CDATA[Küçük Arı - Chris Cleave]]></category>
		<category><![CDATA[Le Chuchoteur - Donato Carrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Leyla - Alexandra Cav]]></category>
		<category><![CDATA[ÖlüRuhlar Ormanı - Jean-Christophe Grangé]]></category>
		<category><![CDATA[Pat Yale]]></category>
		<category><![CDATA[Shoots & Leaves - Lynne Truss]]></category>
		<category><![CDATA[The Girl Who Kicked the Hornets' Nest - Stieg Larsson]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin Asker Sorunu: Ey Asker Siyasete Karışma - Hasan Cemal]]></category>
		<category><![CDATA[Veda: Bir Dostluğun Öyküsü - Zülfü Livaneli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=1704</guid>
		<description><![CDATA[Çok satanlar 1 İstanbul Hatırası &#8211; Ahmet Ümit İstanbul hakkında detaylı bilgiler içeren bu polisiye, peş peşe işlenen cinayetlerin çevresinde kurgulanmış. 2 Halide Edib: Biyografisine Sığmayan Kadın &#8211; İpek Çalışlar 1915 Ermeni tehcirinde sesini yükseltmiş; idam cezasına yüz yıl önce karşı durmuş birkaç aykırı isimden biri olan Halide Edib Adıvar&#8217;ı anlatıyor, İpek Çalışlar. 3 ÖlüRuhlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="çok satan kitaplar" src="http://i.sabah.com.tr/sbh/2010/06/29/Haber/383370201120.jpg" alt="çok satan kitaplar" width="200" height="336" /><span style="color: #ff0000;"><strong>Çok satanlar</strong></span></p>
<p><strong>1 İstanbul Hatırası &#8211; Ahmet Ümit</strong><br />
İstanbul hakkında detaylı bilgiler içeren bu polisiye, peş peşe işlenen  cinayetlerin çevresinde kurgulanmış.</p>
<p><strong>2 Halide Edib: Biyografisine Sığmayan Kadın &#8211; İpek Çalışlar</strong><br />
1915 Ermeni tehcirinde sesini yükseltmiş; idam cezasına yüz yıl önce  karşı durmuş birkaç aykırı isimden biri olan Halide Edib Adıvar&#8217;ı  anlatıyor, İpek Çalışlar.</p>
<p><strong>3 ÖlüRuhlar Ormanı &#8211; Jean-Christophe Grangé</strong><br />
Yargıç Jeanne Korowa, tesadüfen şahit olduğu bir psikiyatri seansı  sayesinde Paris&#8217;te işlenen tüyler ürpertici seri cinayetlerin failini  keşfetmiştir. Ama elinde hiçbir kanıt yoktur.</p>
<p><strong>4 Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi &#8211; Seyit Ali Kahraman</strong></p>
<p>Evliyâ Çelebi, Seyahatnâme&#8217;sinin dördüncü cildinde, Osmanlı Devleti&#8217;nin  doğu ve güneydoğu bölgelerinde gezip dolaşır, dost meclislerinde  bulunur, ziyafetlere konar, savaşlara katılır.<span id="more-1704"></span></p>
<p><strong>5 Küçük Arı &#8211; Chris Cleave</strong><br />
Yaşamları kaçınılmaz bir şekilde çarpışan iki kadının hikâyesi. Biri  korkunç bir seçim yapmak zorundadır. İki yıl sonra tekrar karşılaşırlar  ve hikâye burada başlar&#8230;</p>
<p><strong>6 Fatih&#8217;in Rüyası &#8211; Mustafa Armağan</strong><br />
Mustafa Armağan bu kitapta, Fatih Sultan Mehmet&#8217;in İstanbul&#8217;u fethiyle  açılan kapıyı bir kez daha aralıyor.</p>
<p><strong>7 Leyla &#8211; Alexandra Cav</strong><br />
Bosnalı Leyla&#8217;nın toplama kampında geçirdiği iki yıl&#8230; Binlerce kadının  travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzüne şahit  olacaksınız.</p>
<p><strong>8 İstanbul Hakkında Her Şey &#8211; Saffet Emre Tonguç, Pat Yale</strong><br />
Bu kitabın sayfalarını aralayan kendini İstanbul turunda bulacak. Kentle  ilgili hiç bilmedikleri detayları öğrenip meraklanacak ve şaşıracak.</p>
<p><strong>9 Veda: Bir Dostluğun Öyküsü &#8211; Zülfü Livaneli</strong><br />
Büyük tartışmalara neden olan filmden sonra şimdi de kitap olarak  karşımızda <em>Veda</em>. Atatürk&#8217;ün sadık dostu Salih Bozok&#8217;un veda  mektubu yazmaya başlamasıyla gelişir her şey&#8230;</p>
<p><strong>10 Türkiye&#8217;nin Asker Sorunu: Ey Asker Siyasete Karışma &#8211; Hasan Cemal</strong><br />
Askerin siyasete karışmasına karşı, askerin Batı demokrasilerinde olduğu  gibi sivil otoriteye tabi olmasından yana olan gazeteci Hasan Cemal  anlatıyor.<br />
<em>(pandora.com.tr)</em></p>
<p><strong><img src="http://i.sabah.com.tr/sbh/2010/06/29/385142846025.jpg" alt="" hspace="5" width="150" height="235" align="right" />ABD</strong><br />
<strong>1 </strong>The Girl Who Kicked the Hornets&#8217; Nest &#8211; Stieg Larsson<br />
<strong>2 </strong>My Dad Says &#8211; Justin Halpern<br />
<strong>3</strong> Bullet &#8211; Laurell K. Hamilton<br />
<strong>4</strong> War &#8211; Sebastian Junger<br />
<strong>5</strong> The Spy &#8211; Clive Cussler, Justin Scott<br />
<strong>6</strong> Spoken from the Heart &#8211; Laura Bush<br />
<strong>7</strong> The Help &#8211; Kathryn Stockett<br />
<strong>8</strong> The Big Short &#8211; Michael Lewis<br />
<strong>9</strong> Dead in the Family &#8211; Charlaine Harris<br />
<strong>10</strong> Chelsea Chelsea Bang Bang &#8211; Chelsea Handler<br />
<em>(The New York Times)<br />
</em><br />
<strong><img src="http://i.sabah.com.tr/sbh/2010/06/29/391465618059.jpg" alt="" hspace="5" width="149" height="219" align="left" />İngiltere<br />
1</strong> Eats, Shoots &amp; Leaves &#8211; Lynne Truss<br />
<strong>2</strong> Being Jordan &#8211; Katie Price<br />
<strong>3</strong> Up and Down in the Dales &#8211; Gervase Phinn<br />
<strong>4</strong> Tommy: The British Soldier on the Western Front &#8211;  Richard Holmes<br />
<strong>5 </strong>Plan of Attack: The Road to War &#8211; Bob Woodward<br />
<strong>6</strong> Status Anxiety &#8211; Alain de Botton<br />
<strong>7</strong> Against All Enemies &#8211; Richard A. Clarke<br />
<strong>8</strong> Schott&#8217;s Original Miscellany &#8211; Ben Shlott<br />
<strong>9</strong> Who Runs This Place? &#8211; Anthony Sampson<br />
<strong>10</strong> Sickened &#8211; Julie Gregory<br />
<em>(The Sunday Times)</em></p>
<p><strong><img src="http://i.sabah.com.tr/sbh/2010/06/29/386628305268.jpg" alt="" hspace="5" width="150" height="230" align="right" />Fransa</strong><br />
<strong>1 </strong>Le Chuchoteur &#8211; Donato Carrisi<br />
<strong>2</strong> Le visage de Dieu &#8211; Grichka Bogdanov, Igor Bogdanov<br />
<strong>3</strong> Le Voleur d&#8217;ombres &#8211; Marc Levy<br />
<strong>4</strong> Twilight L&#8217;appel du Sang &#8211; Stephenie Meyer<br />
<strong>5</strong> Tous Ruinés dans Dix Ans? &#8211; Jacques Attali<br />
<strong>6</strong> La méthode Dukan illustrée &#8211; Pierre Dukan<br />
<strong>7</strong> L&#8217;entreprise des Indes &#8211; Erik Orsenna<br />
<strong>8</strong> On n&#8217;arrate pas la Connerie, avec l&#8217;intégrale des  Pensées &#8211; Jean Yanne<br />
<strong>9</strong> Les écureuils de Central Park sont Tristes le Lundi &#8211;  Katherine Pancol<br />
<strong>10</strong> De Gaulle a Londres &#8211; Jean-Pierre Guéno<br />
<em>(FNAC)</em></p>
<pre><em>Kaynak:Sabah.com.tr
</em></pre>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/13/07/2010/cok-satan-kitaplar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Saygılı Yosma&#8221; Adlı Fransız Eser Hakkında Herşey</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/12/03/2010/saygili-yosma-adli-fransiz-eser-hakkinda-hersey/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/12/03/2010/saygili-yosma-adli-fransiz-eser-hakkinda-hersey/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 22:03:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat / Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[15 Mart 1947]]></category>
		<category><![CDATA[Alabama]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikalı yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan toplumundaki sınıf sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[André Gide]]></category>
		<category><![CDATA[Bennu Yıldırımlar]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz bir fahişe]]></category>
		<category><![CDATA[Birinci perde]]></category>
		<category><![CDATA[Citizen Kane]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız yazar ve filozof Jean-Paul Sartre]]></category>
		<category><![CDATA[fransızca]]></category>
		<category><![CDATA[Fred]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci perde]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Şehir Tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[James]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-Paul Sartre]]></category>
		<category><![CDATA[John]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım 1946]]></category>
		<category><![CDATA[La Putain respectueuse]]></category>
		<category><![CDATA[Le Figaro]]></category>
		<category><![CDATA[Lizzie]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Veli Kanık]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Wright]]></category>
		<category><![CDATA[Rus yönetmenler]]></category>
		<category><![CDATA[Saygılı Yosma]]></category>
		<category><![CDATA[Saygılı Yosma Özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Scottsboro Adalet Sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Scottsboro davası]]></category>
		<category><![CDATA[Senatör]]></category>
		<category><![CDATA[Senatör Clarke]]></category>
		<category><![CDATA[Sergei Eisenstein]]></category>
		<category><![CDATA[Simone de Beauvoir]]></category>
		<category><![CDATA[tecavüz etmekle suçlanan siyahi bir adam]]></category>
		<category><![CDATA[Théâtre Antoine]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Varoluşçu]]></category>
		<category><![CDATA[Varoluşçuluk]]></category>
		<category><![CDATA[Vsevolod Pudovkin]]></category>
		<category><![CDATA[Zenci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=1310</guid>
		<description><![CDATA[Saygılı Yosma Yazar Jean-Paul Sartre Özgün adı La Putain respectueuse Karakterler Lizzie, Fred, Senatör, Zenci, James, John İlk gösterim Kasım 1946 Théâtre Antoine Ülke Fransa Orijinal dil Fransızca Tür Varoluşçu Zaman ve mekân 1930&#8242;lar, ABD&#8216;nin güney kasabalarından biri Saygılı Yosma (Fransızca: La Putain respectueuse), Fransız yazar ve filozof Jean-Paul Sartre&#8216;ın 1946 yılında Fransızca olarak kaleme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Saygılı Yosma</em> </strong></p>
<div class="wp-caption alignleft" style="width: 110px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Sayg%C4%B1l%C4%B1_yosma.jpg"><img title="Saygılı Yosma" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/8/83/Sayg%C4%B1l%C4%B1_yosma.jpg/215px-Sayg%C4%B1l%C4%B1_yosma.jpg" alt="Saygılı yosma.jpg" width="100" height="156" align="left" /></a><p class="wp-caption-text">Oyunun 1946 tarihli ilk baskısının kapağı</p></div>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Sayg%C4%B1l%C4%B1_yosma.jpg"> </a><strong> Yazar</strong> <a title="Jean-Paul Sartre" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Jean-Paul_Sartre"> Jean-Paul Sartre</a><br />
<strong> Özgün adı</strong> La Putain respectueuse<br />
<strong> Karakterler</strong> Lizzie, Fred, Senatör, Zenci, James, John<br />
<strong> İlk gösterim</strong> Kasım 1946 Théâtre Antoine<br />
<strong> Ülke</strong> <a title="Fransa" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Flag_of_France.svg"> <img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/c3/Flag_of_France.svg/22px-Flag_of_France.svg.png" alt="Fransa" width="22" height="15" /></a> <a title="Fransa" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fransa">Fransa</a><br />
<strong> Orijinal  dil</strong> <a title="Fransızca" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Frans%C4%B1zca">Fransızca</a><br />
<strong> Tür</strong> <a title="Varoluşçu" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Varolu%C5%9F%C3%A7u"> Varoluşçu</a><br />
<strong> Zaman ve mekân</strong> 1930&#8242;lar, <a title="ABD" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/ABD">ABD</a>&#8216;nin  güney kasabalarından biri</p>
<p><strong>Saygılı Yosma</strong> (<a title="Fransızca" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Frans%C4%B1zca">Fransızca</a>: <strong><em>La Putain respectueuse</em></strong>), <a title="Fransız" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Frans%C4%B1z">Fransız</a> <a title="Yazar" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yazar">yazar</a> ve <a title="Filozof" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Filozof">filozof</a> <a title="Jean-Paul Sartre" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Jean-Paul_Sartre">Jean-Paul Sartre</a>&#8216;ın 1946 yılında Fransızca olarak kaleme aldığı tiyatro oyunu. İki perde olarak yazılan eser 1930&#8242;ların <a title="Amerika Birleşik Devletleri" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri">Amerika Birleşik Devletleri</a>&#8216;nde geçer.<sup id="cite_ref-Oneil1352_0-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Oneil1352-0">[1]</a></sup> Seçkin bir güneyli ailenin, oğullarını, siyahi bir adamı öldürdüğü için ceza almaktan kurtarmaya çalışmasını anlatmaktadır. Aile, bunu beyaz bir hayat kadını olan Lizzie MacKay&#8217;i oğulları yerine masum bir siyahi adamı suçlaması için yalancı şahitlik yapmaya ikna ederek başarmaya çalışır.<sup id="cite_ref-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-1">[2]<span id="more-1310"></span></a></sup></p>
<p>İlk kez Kasım 1946&#8242;da <a title="Paris" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Paris">Paris</a>&#8216;te sergilenen <em>Saygılı Yosma</em>, Sartre&#8217;ın 1945&#8242;te ABD&#8217;ye yaptığı ziyaretlerdeki gözlemlerine dayanır. Yazar, 1931 yılında bu ülkede gerçekleşen ve dokuz siyahi adamın iki beyaz hayat kadınına tecavüz etmekle suçlanarak ceza aldıkları <a title="Scottsboro davası" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Scottsboro_davas%C4%B1">Scottsboro davasından</a> ve ziyareti sırasında tanıştığı <a title="Richard Wright (yazar)" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Richard_Wright_%28yazar%29">Richard Wright</a>&#8216;ın kitaplarından ilham alarak bu oyunu yazdı.<sup id="cite_ref-Drake_2-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Drake-2">[3]</a></sup> Sartre eserde, <a title="Irkçılık" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Irk%C3%A7%C4%B1l%C4%B1k">ırkçılığı</a> ve Amerikan toplumundaki sınıf sistemini beyaz bir fahişe, ona tecavüz etmekle suçlanan siyahi bir adam ve cinayet işlemiş zengin bir beyaz adamın hikâyesini anlatarak ironik bir şekilde eleştirdi.<sup id="cite_ref-Cody_3-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Cody-3">[4]</a></sup></p>
<p>Sartre&#8217;ın <a title="Varoluşçuluk" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Varolu%C5%9F%C3%A7uluk">Varoluşçuluk</a> coşkusuyla yazdığı ve Lizzie&#8217;nin çevresinde sert erkekler, zorba zenginler ve linççiler varken seçimlerinde ne kadar özgür olduğunu sorguladığı oyun pek çok eleştiri aldı.<sup id="cite_ref-Caute308_4-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute308-4">[5]</a></sup> Yazarın bir Fransız olarak müttefikleri Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ne bu oyunla ihanet ettiği söylendi. Sartre bu eleştiriye &#8220;Ben ABD&#8217;ye değil, ırkçılığa karşıyım&#8221; diyerek cevap verdi.<sup id="cite_ref-Drake_2-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Drake-2">[3]</a></sup> Kısa bir zaman geçirdiği ülkenin günlük alışkanlıkları hakkında doğru gözlemler yapamadığı da bir diğer eleştiriydi.<sup id="cite_ref-barnes73_5-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-barnes73-5">[6]</a></sup> Ayrıca, Sartre&#8217;ın yarattığı siyahi karakterin güçsüz ve çaresiz bir portre çizmesi, haksızlığa karşı mücadele etmek yerine kaçmayı tercih etmesi de <a title="Liberalizm" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Liberalizm">liberal</a> ve sol kesimden izleyiciler tarafından hoş karşılanmadı.<sup id="cite_ref-Moran179_6-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Moran179-6">[7]</a></sup></p>
<p>Sartre, 1952&#8242;de çekilen sinema filmi ile, oyunun <a title="Sovyetler Birliği" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sovyetler_Birli%C4%9Fi">Sovyetler Birliği</a>&#8216;nde sergilenen uyarlaması için yeni bir son yazdı. Bu yeni sonda Lizzie yalancı şahitlik yapmayı reddederek sınıf ayrımcılığı ve ırkçılıkta bir kırılım noktası ortaya çıkardı.<sup id="cite_ref-caws13_7-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-caws13-7">[8]</a></sup> Yazar, değişiklikle ilgili olarak &#8220;Biliyorum ki çalışan genç kesimden pek çok insan bu oyunu izledi ve üzücü bir şekilde sonlandığı için hayal kırıklığına uğradı. Hayata asılmak zorunda olan bu kitlenin ihtiyacı olan tek şeyin umut olduğunun farkındayım&#8221; yorumunu yaptı.<sup id="cite_ref-Scolnicov81_8-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Scolnicov81-8">[9]</a></sup> Baş karakterin kahramanca kararı ve oyunun iyimser sonu 1930&#8242;ların ABD&#8217;sindeki ırkçılık gerçeğini yansıtmadığı için çok eleştirildi.<sup id="cite_ref-Scolnicov81_8-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Scolnicov81-8">[9]</a></sup></p>
<p>Sartre&#8217;ın az bilenen oyunlarından biri olan<sup id="cite_ref-Judaken55_9-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Judaken55-9">[10]</a></sup> <em>Saygılı Yosma</em> ile ilgili olarak <a title="André Gide" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Andr%C3%A9_Gide">André Gide</a>, <a title="15 Mart" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/15_Mart">15 Mart</a> 1947 tarihli günlüğünde &#8220;Sartre&#8217;ın <em>Saygılı Yosma</em>&#8216;sının bir çeşit <a title="Başyapıt" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ba%C5%9Fyap%C4%B1t">başyapıt</a> olduğunu düşünüyorum. Son iki uzun ve sıkıcı romanından hoşlanmamıştım fakat <em>Saygılı Yosma</em>, <em>Duvar</em>&#8216;da yazdığı harika hikâyelerden sonra yarattığı en güçlü ve mükemmel metin&#8221; yorumunu yaptı.<sup id="cite_ref-10"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-10">[11]</a></sup></p>
<h2>Kökeni</h2>
<div>
<div>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Jean-Paul_Sartre_FP.JPG"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/d1/Jean-Paul_Sartre_FP.JPG/180px-Jean-Paul_Sartre_FP.JPG" alt="" width="180" height="183" /></a></p>
<div>
<div><a title="Büyüt" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Jean-Paul_Sartre_FP.JPG"><img src="http://bits.wikimedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" alt="" width="15" height="11" /></a></div>
<p><a title="Jean-Paul Sartre" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Jean-Paul_Sartre">Jean-Paul Sartre</a>, <em>Saygılı Yosma</em>&#8216;yı ABD&#8217;yi ziyaretlerinin ardından 1946 yılında yazdı.</p>
</div>
</div>
</div>
<p><a title="İkinci Dünya Savaşı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0kinci_D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1">İkinci Dünya Savaşı</a>&#8216;nın ardından Fransa&#8217;nın üzerinde Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin kültürel etkileri görülmeye başladı.<sup id="cite_ref-Caute307_11-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute307-11">[12]</a></sup> 1945 yazında ülkedeki sinemalarda ABD&#8217;nin <a title="Kara film" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kara_film">kara filmleri</a> gösterildi. Daha önceleri <a title="Sergei Eisenstein" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sergei_Eisenstein">Sergei Eisenstein</a> ve <a title="Vsevolod Pudovkin" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vsevolod_Pudovkin">Vsevolod Pudovkin</a> gibi <a title="Rus" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Rus">Rus</a> <a title="Yönetmen" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Y%C3%B6netmen">yönetmenlerin</a> filmlerine ilgi duyan Sartre ve <a title="Simone de Beauvoir" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Simone_de_Beauvoir">Simone de Beauvoir</a> artık <a title="Orson Welles" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Orson_Welles">Orson Welles</a> filmlerini takip etmeye başlamışlardı ve <a title="Stalin" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Stalin">Stalin</a>&#8216;in <a title="Rusya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Rusya">Rusya</a>&#8216;sında heyecan verici bir şey olmadığına inanıyorlardı.<sup id="cite_ref-Caute307_11-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute307-11">[12]</a></sup> Çift, Welles&#8217;in <a title="Citizen Kane" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Citizen_Kane">Citizen Kane</a> isimli filmini çok beğenmişti.<sup id="cite_ref-Caute307_11-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute307-11">[12]</a></sup> Savaşın ardından 1945 yılında Sartre, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ni iki kez ziyaret etti ve ülkede ırkçılığın düşünmediği kadar büyük boyutlarda olduğunu gözlemledi.<sup id="cite_ref-Ward222_12-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward222-12">[13]</a></sup> Annie-Cohan Solal&#8217;e göre evinden, günlük hayatından ve tarihsel hoşgörülerden uzakta olduğu bu ziyaretler Sartre&#8217;ın politik mücadelelerinin de başlangıcı oldu.<sup id="cite_ref-McBride360_13-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-McBride360-13">[14]</a></sup> Gezilerinden sonra yayınladığı yazılarda da bu ırkçılığı sürekli eleştirdi. <a title="Le Figaro" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Le_Figaro">Le Figaro</a>&#8216;daki makalelerinin ilkinde ABD&#8217;nin gerek kuzeyinde gerekse güneyinde siyah insanlarla beyaz insanlar arasındaki farkın kendini çok şaşırttığını yazdı.<sup id="cite_ref-McBride360_13-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-McBride360-13">[14]</a></sup> Sadece hizmet sektöründe iş bulabilen siyahların sokaklarda beyazların yanından geçmesi bile problem oluyordu.</p>
<p>Sartre&#8217;ın gözlemlerine göre beyaz Amerikan toplumu siyahlarla ilgilenmiyordu ve onların da kendileri ile ilgilenmemesini istiyordu. Beyazlar için siyahların tek ilgilenmesi gereken asansörler, bagajlar ya da beyazların ayakkabıları olabilirdi çünkü zencileri makine gibi görmek istiyorlardı.<sup id="cite_ref-McBride360_13-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-McBride360-13">[14]</a></sup> Bu konuda yayınlanan ilk makalesinin ardından ABD&#8217;liler kendi iç işlerine karışmaması konusunda Sartre&#8217;ı uyardılar. Yazar, Le Figaro&#8217;da yayınlanan ikinci makalede &#8220;Öyle görünüyor ki siyah problemini çözmenin tek bir yolu var ve bu da çok kolay değil. Amerikan işçi sınıfı (hem beyazlar hem de siyahlar), yönetim sınıfına karşı çıkarlarının tek olduğunu anlar ve beyaz işçiler zencilerle birlikte eşit haklar için mücadele ederse bu dava kazanılır.&#8221; diye yazdı.<sup id="cite_ref-McBride360_13-3"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-McBride360-13">[14]</a></sup></p>
<p>Irkçılık, savaş ile birlikte Sartre&#8217;ın ilgi alanına girmiş bir kavramdı. Saygılı Yosma&#8217;yı yazmadan önce gene 1946 yılında <em>Reflexions sur la question juive</em> (<em>Irkçılık ve Yahudiler</em>) isimli bir yazı yayınlamıştı.<sup id="cite_ref-Judaken55_9-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Judaken55-9">[10]</a></sup> Bu yazısında, uç noktalardaki <a title="Nazi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nazi">Nazi&#8217;lerden</a> değil, ırkçılığın Fransa&#8217;da görülen etkilerinden bahsetti. Sartre&#8217;ın &#8220;Bir <a title="Yahudi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yahudi">Yahudi</a> nereden gelirse gelsin ve ne yapmış olursa olsun öldürülmeli. Bir kavgaya hazırlandığı ya da bir direnç hareketinde yer aldığı için değil. Çok daha basit bir sebepten: Bir Yahudi olduğu için.&#8221; diyerek <a title="Antisemitizm" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Antisemitizm">antisemitizmi</a> özetledi.<sup id="cite_ref-McBride344_14-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-McBride344-14">[15]</a></sup> Yazarın ilk kez gözlemleme fırsatı bulduğu <a title="Kapitalizm" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kapitalizm">kapitalizme</a> karşı tepkisi de <em>Saygılı Yosma</em>&#8216;yı yazmak oldu<sup id="cite_ref-Scolnicov80_15-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Scolnicov80-15">[16]</a></sup> ve bu oyunu yazarken de konuya aynı bakış açısıyla yaklaştı. Tıpkı bir Yahudi&#8217;nin tek suçunun Yahudi olması olduğu gibi, &#8220;Bir zenci her zaman kötü şeyler yapar.&#8221; önyargısının hakim olduğu bir dünyayı anlattı.<sup id="cite_ref-McBride344_14-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-McBride344-14">[15]</a></sup></p>
<h3>Scottsboro davası</h3>
<dl>
<dd><em>Ana madde: <a title="Scottsboro davası" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Scottsboro_davas%C4%B1">Scottsboro davası</a></em></dd>
</dl>
<div>
<div>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:ScottsboroMarker.jpg"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/f/ff/ScottsboroMarker.jpg/180px-ScottsboroMarker.jpg" alt="" width="180" height="135" /></a></p>
<div>
<div><a title="Büyüt" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:ScottsboroMarker.jpg"><img src="http://bits.wikimedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" alt="" width="15" height="11" /></a></div>
<p>Scottsboro Adalet Sarayı önünde yer alan, 2004 yılında yapılmış olayları anma anıtı</p>
</div>
</div>
</div>
<p>Sartre, oyunu yazarken 1931 yılında ABD&#8217;de gerçekleşen Scottsboro davasından ilham aldı.<sup id="cite_ref-Wright119_16-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Wright119-16">[17]</a></sup> Bu davada, <a title="Alabama" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Alabama">Alabama</a>&#8216;ya doğru giden trende iki hayat kadınına tecavüz ettikleri iddia edilen dokuz siyah adam yargılanmış ve hepsi ırza geçmekten suçlu bulunmuştu.<sup id="cite_ref-Ward222_12-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward222-12">[13]</a></sup> Mahkeme sırasında kadınlardan birinin suçlamasını geri çekmesine rağmen yüksek mahkeme fikrinden geri dönmemiş ve sanıklar yıllarca hapis yatmışlardı.<sup id="cite_ref-Ward222_12-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward222-12">[13]</a></sup></p>
<p>1931 yılında Alabama&#8217;da iş bulmak için güneye giden trene binmiş olan beyaz ve siyah işçiler arasında tren hareket halindeyken kavga çıktı.<sup id="cite_ref-Painter201_17-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Painter201-17">[18]</a></sup> Tren yolu polisi Alabama&#8217;da bulunan Scottsboro kasabasında <a title="25 Mart" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/25_Mart">25 Mart</a> 1931 günü dokuz <a title="Afro Amerikan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Afro_Amerikan">Afro Amerikan</a> ile dört beyazı trenden indirerek tutukladı.<sup id="cite_ref-Khan7_18-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Khan7-18">[19]</a></sup> Tutuklanan iki beyazın erkek kıyafetleri giymiş kadınlar olduğu anlaşıldı. Ruby Bates ve Victoria Price isimli bu kadınlar sorgularında iş aramak için o trende bulunduklarını söylediler. Aslında hayat kadını olan Bates ve Price hapse girmek istemedikleri için dokuz gencin kendilerine tecavüz ettiğini iddia ettiler.<sup id="cite_ref-Khan8_19-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Khan8-19">[20]</a></sup> Birbirini tanımayan dokuz siyahi adam, tamamı beyazlardan oluşan bir jüri tarafından yargılanarak tecavüzden suçlu bulundu ve on üç yaşında olan Roy Wright haricindekiler ölüm cezasına çarptırıldı.<sup id="cite_ref-Khan8_19-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Khan8-19">[20]</a></sup> Bu dava &#8220;kanuni linç&#8221; kavramının yayılmasına da sebep oldu.<sup id="cite_ref-Painter201_17-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Painter201-17">[18]</a></sup> ABD&#8217;nin beyazların egemen olduğu güney eyaletlerinde adaletin yanılması ile çok sık karşılaşılıyordu. 1882 ile 1946 arasında ABD&#8217;de beş yüzün üstünde siyah linç edilmişti.<sup id="cite_ref-Khan9_20-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Khan9-20">[21]</a></sup> Buna rağmen bu dava uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Komünistler, ABD&#8217;li siyahlar ve destekçileri genç adamları savunmak için ellerinden geleni yaptılar. Kadınlardan birinin suçlamasını geri çekmesine rağmen Scottsboro Çocukları olarak adlandırılan mahkûmların en sonuncusu ancak 1950 yılında hapishaneden çıkabildi.<sup id="cite_ref-Painter201_17-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Painter201-17">[18]</a></sup></p>
<h2>Özeti</h2>
<h3>Birinci perde</h3>
<p>Seçkin bir güneyli aileden gelen genç sanayici Thomas ve üç arkadaşı bir futbol maçı sonrasında sarhoş bir şekilde trene binerler. Kuzeyden gelen bir hayat kadını olan Lizzie de kendine küçük güney kasabasında yeni bir hayat kurmak üzere aynı trende yolculuk etmektedir. Sarhoş beyazlar önce Lizzie&#8217;ye sarkıntılık ederler ardından trene ait olmadıklarını düşündükleri iki siyah adamla kavgaya tutuşurlar. Thomas cebinden bir silah çıkartarak adamlardan birini vurur. Bunu gören diğer adam camdan atlayarak kaçar. Lizzie ise tüm bu olayların şahidi olmuştur.</p>
<table cellspacing="4" cellpadding="4">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>Birbirini tanımayan beyazlar böyle toplanıp aralarında konuşmaya başlayınca mutlaka bir zenci ölecek demektir.</div>
<div>— Zenci, Birinci sahne<sup id="cite_ref-21"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-21">[22]</a></sup></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Oyunun açılış sahnesinde kaçak siyah adam, Lizzie&#8217;yi yeni taşındığı apartman dairesinde bulur ve kendisini kurtarması için ona yalvarır. Lizzie&#8217;nin bunun için yapması gereken, adamın lehine ifade vermektir. Kadın önce yargıçların ve polislerin midesini bulandırmasını sebep göstererek bu teklifi reddeder. Fakat, adam dışarıda toplanan beyazların kendisini aradığını ve linç edileceğini açıklayınca, hiçbir suçu olmadığını bildiği zenciye yardımcı olacağına söz verir ve ondan gitmesini ister. Zenci, son olarak Lizzie&#8217;den kendisini saklamasını talep eder fakat kadın bu teklifi kabul etmez ve adamı gönderir.</p>
<p>Lizzie&#8217;nin kasabadaki ilk müşterisi, kapı çalındığında saklanan Fred isimli beyaz bir adamdır. Fred, o bölgenin zengin bir senatörünün oğludur ve bir gece önce dans salonunda Lizzie&#8217;yi kiralamıştır. Kadınlara güvenmeyen ve Lizzie ile geçirdiği geceye ait utancını kadından yatağı &#8220;günah koktuğu&#8221; için toplamasını isteyerek gösteren Fred, polisin çıkagelmesini bekliyor gibi görünmektedir.<sup id="cite_ref-Judaken56_22-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Judaken56-22">[23]</a></sup> Genç adam Lizzie&#8217;ye önceki gece için sadece on dolar teklif edince kadın çileden çıkar. Fakat Fred bir senatörün oğlu olduğunu açıklayınca zenginlikten ve ihtişamdan çok etkilenen Lizzie yumuşar. Gene de parayı almayı reddeder. Bunun üzerine Fred parayı masanın üstüne bırakır.</p>
<p>Fred&#8217;in Lizzie&#8217;yi kiralamasının sebebi bir önceki gün kasabaya gelirken başına gelenleri kadının ağzından dinleyebilmek ve onu istediği doğrultuda yönlendirebilmektir. Çünkü Fred, siyah adamı vuran Thomas&#8217;ın kuzenidir ve Thomas&#8217;ın cezalandırılmasını istememektedir. Lizzie&#8217;ye yaşadıklarını anlattırdıktan sonra bunların doğru olmadığını söyleyen Fred, ona kendisine göre doğru olanları anlatır. Fred&#8217;in hikâyesine göre iki siyah adam Lizzie&#8217;yi taciz etmiş, bunu gören bazı beyaz adamlar ise kadını kurtarmaya çalışmışlardır. Siyah adamlardan biri bıçak çıkartınca Thomas silahını çıkartarak onu vurmuş, diğer siyah adam da kaçmıştır.</p>
<p>Genç adam Lizzie&#8217;den polise Thomas lehinde olan hikâyeyi anlatmasını isteyince Lizzie gerçeğe saygılı olması gerektiğini söyler. Fred bu söze karşı &#8220;Gerçek diye bir şey yok. Beyazlar ve siyahlar var, o kadar!&#8221; der.<sup id="cite_ref-Sartre697_23-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Sartre697-23">[24]</a></sup> Lizzie kimseye zarar vermek istememektedir. Fred&#8217;e bir kez daha siyah adamın hiçbir şey yapmadığını vurgular. Fred bu söze karşı ise &#8220;Zenci kısmı her zaman bir şeyler yapar.&#8221; der.<sup id="cite_ref-Sartre698_24-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Sartre698-24">[25]</a></sup> Fred&#8217;e göre beyazların birlikte hareket ettiği ve cezalandırılamayacağı güneyde siyah birini öldürmek bir cinayet değil ancak savunmadır. Son olarak Fred, kadına Thomas&#8217;ın tarafında yer alması için 500 dolar teklif eder. Lizzie bu parayı kabul etmez. Ama büyük bir ikilemde kalmıştır. Gerçeğin ne olduğu, ahlak, kanun ve tecrübeden daha önemli olarak ortada beyazların birliği vardır.<sup id="cite_ref-Judaken57_25-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Judaken57-25">[26]</a></sup> Lizzie, ilk kez ait olduğu sınıfla bir hissedebilecek ya da etik değerlerine saygılı kalarak onlardan tamamen uzaklaşacaktır.</p>
<p>Bu sırada iki polis Lizzie&#8217;nin evine ellerinde yazılı bir belgeyle gelir ve Lizzie&#8217;den bu belgeyi imzalamasını ister. Lizzie&#8217;ye eğer imzalamazsa Thomas&#8217;ın cinayet sebebiyle tutuklanacağı söylenir. Böylece Lizzie, Thomas&#8217;ın kurtarılması için ailesinin, polisin ve yüksek makamların ortak çalıştığını anlar.<sup id="cite_ref-Judaken58_26-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Judaken58-26">[27]</a></sup> Lizzie belgeyi imzalamamakta direnince, onu hayat kadını olmak suçundan tutuklamakla tehdit ederler. Bu suça kanıt olarak da Fred&#8217;in kadının almayı reddettiği için masanın üzerine koyduğu on doları gösterirler. Bunun üzerine Lizzie ve Fred tartışmaya başlarlar. Fred evi terk etmek üzere kapıyı açtığında içeri babası Senatör Clarke girer.</p>
<table cellspacing="4" cellpadding="4">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>Thomas birini öldürdü. Evet bu çok kötü bir şey. Ama ona ihtiyacım var. O, yüzde yüz Amerikalı. Ülkenin en seçkin ailelerinden birine mensup. Harvard&#8217;da eğitim yaptı, subay çıktı. Fabrikasında iki bin işçi çalışıyor. Öldüğü takdirde iki bin kişi işsiz kalır. O bir önder, komünizme, sendikacılığa ve Yahudilere karşı güçlü bir siper. Yaşamak onun görevidir. Senin görevin de onu yaşatmak. İşte bu kadar. Şimdi seçimini yap.</div>
<div>— Senatör. Dördüncü sahne<sup id="cite_ref-27"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-27">[28]</a></sup></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Senatör Clarke, Lizzie&#8217;ye Fred&#8217;e göre çok yumuşak davranır ve doğru bildiklerini sorgulamasını sağlayacak sorular sormaya başlar. Kadının söylediği hiçbir şeye karşı çıkmaz ve onuruna hakaret etmez. Ona çeşitli doğruluk tiplerinin olduğundan bahseder. Senatör, Lizzie&#8217;nin toplumun bir bireyi gibi hissetmesini sağlayarak subjektifleşmesini sağlar.<sup id="cite_ref-Judaken64_28-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Judaken64-28">[29]</a></sup> Önemli olan herkesin kabul ettiği ortak doğruya karar verebilmektir. Örneğin, Senatör için en önemli doğru yeğeninin yaşamasıdır. Senatör, oğlu Fred&#8217;in aksine siyahların şeytan olduğuna inanmamaktadır. Zenciler sadece önemsiz ve değersizdir. Yanlışlıkla doğmuş, gerçek bir erkek gibi yaşayamayan ve ölümlerinin kimseyi ilgilendirmediği zencilere karşı Thomas gibi bir erkeğin hayatı değerli ve önceliklidir. Çünkü Thomas yönetmek için doğmuştur. Senatörün bir diğer taktiği ise olaydaki kurbanı değiştirmek olur. Fred&#8217;e göre mağdur olan Thomas&#8217;tır. Senatör ise Lizzie&#8217;nin gözünde kurbanı mitolojik bir kadın kahramana dönüştürür.<sup id="cite_ref-Judaken64_28-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Judaken64-28">[29]</a></sup> Bu kadın Thomas&#8217;ın annesi olan Mary&#8217;dir. Senatöre göre Mary zengin ama çaresiz bir kadındır çünkü oğlunun kaderi Lizzie&#8217;nin ellerindedir. Senatör Lizzie&#8217;ye Thomas&#8217;ın hapse düşmesinin Mary&#8217;i öldüreceğini söyler. Fakat, eğer Lizzie kağıdı imzalarsa Mary&#8217;nin gözünde yükselecektir. Aşağı ve yukarı tabaka arasındaki ayrımı kullanan Senatör, Mary&#8217;nin Lizzie&#8217;yi kendi seviyesinde göreceğini söyleyerek Lizzie&#8217;yi etkilemeye çalışır. Lizzie&#8217;nin iyi bir vatandaş olarak ifade vermesi Mary&#8217;i etkileyecektir. Senatör, hikâyesine saygı duyarmış gibi yaptığı Lizzie üzerinde hüküm kurup diğer beyazların onu nasıl göreceklerine odaklanarak kadını beyaz toplumun kurallarının içine çeker. Mary gibi yüksek tabakadan insanların saygısını kazanmak isteyen Lizzie&#8217;nin kasabanın dürüst bir vatandaşı olarak kabul edilmek ve beyazların dünyasına girebilmek için ödemesi gereken bedel bir zencinin yaşamıdır. Sonuç olarak Lizzie senatörün vaatleriyle baştan çıkar. Basit bir şahitlik yaparak tüm kasabanın sevgisini ve takdirini kazanacaktır. Bu sözlere kanan Lizzie belgeyi imzalar. Senatör evi terk ederken ilk perde biter.</p>
<h3>İkinci perde</h3>
<p>Gece olmuştur. Zenci bir kez daha Lizzie&#8217;nin evine gelir ve pencereden içeri girer. Tam bu sırada kapı çalındığı için saklanır. Lizzie kapıyı açar ve karşısında Senatör Clarke&#8217;ı görür. Senatör, Thomas serbest kaldığı için Lizzie&#8217;ye teşekkür eder. Kadına olan tavırları değişmiştir. Kız kardeşinin gönderdiğini söylediği zarfı Lizzie&#8217;ye verir. Lizzie, asil kadından bir mektup aldığı için çok sevinir fakat zarfın içinden yüz dolar çıkar. Senatörün tüm sözlerinin hile olduğunu anlayan Lizzie, senatöre tepkisini: &#8220;Bugüne kadar daha saygılı davrandıkları için hep yaşlıları tercih ederdim. Ama şimdi onların diğerlerinden daha uyanık olduklarından kuşkulanmaya başladım.&#8221; diyerek gösterir.<sup id="cite_ref-Sartre715_29-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Sartre715-29">[30]</a></sup> Clarke evi terk ettikten sonra kadın zarfı bir kenara fırlatır.</p>
<p>Zenci saklandığı yerden çıkar ve Lizzie&#8217;ye <a title="Linç" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Lin%C3%A7">linç</a> avının başladığını, kendisini saklaması gerektiğini söyler. Lizzie onu ertesi geceye kadar saklamaya karar verir. Bu sırada beyazlar, kadının sokağındaki evleri aramaya başlamıştır. Lizzie bir tabanca çıkartıp zenciye verir. Eğer gelirlerse adamları vurmasını ister. Zenci ise asla beyazlara ateş edemeyeceğini söyler. O anda kadın zenciyle ne kadar benzediklerini fark eder. İkisi de güçlü beyazların karşısında varolmamaları gerektiğini düşünürek suçluluk hissetmektedirler.<sup id="cite_ref-30"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-30">[31]</a></sup></p>
<p>Kapıya gelen iki adamı zenciyi hiç görmediğini söyleyerek gönderen Lizzie&#8217;nin evine bu sefer de Fred gelir. Kadın, adamı kovmaya çalışsa da Fred zorla içeri girer. Dışarıda bir zencinin linç edildiğini haber verir ve Lizzie&#8217;ye dışarıda zencinin linç edilmesini izlerken bir anda kendisini arzulamaya başladığını açıklar. Kadının evine de bu yüzden gelmiştir. Bu sırada banyodan gelen sesleri duyar. Fred, banyodaki zenciyi bulunca, Lizzie ona tabancasına doğrultur. Bunu fırsat bilen zenci kaçar.</p>
<p>Final sahnesinde Fred de Lizzie&#8217;ye babasıyla benzer bir açıdan yaklaşır. Lizzie&#8217;ye kendisinin de tıpkı zenciler gibi değersiz olduğunu ve yaşamaya hakkı olmadığını çünkü dedelerinin kim olduğunu bile bilmediğini söyler. Lizzie de (zenciyle benzer sebeplerden) Fred&#8217;i vuramaz. Oyun sonlanırken, Fred Lizzie&#8217;ye bakacağına söz verir ve ona ırmağın karşısında bir ev vaat eder.</p>
<h3>Alternatif son</h3>
<p>Oyunun <a title="Sovyetler Birliği" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sovyetler_Birli%C4%9Fi">Sovyetler Birliği</a>&#8216;nde oynanan uyarlaması ve bu sergilenişten birkaç sene önce çekilen sinema filmi için Sartre alternatif bir son yazdı. Bu sonda Lizzie kahramanlaştırıldı ve oyun iyimser bir şekilde Lizzie&#8217;nin siyah adamın haklarını savunması ve yalan ifade vermeyi reddetmesi ile son buldu. Bu konuyla ilgili Sartre&#8217;a yorumu sorulduğunda &#8220;Oyunu henüz izlemedim ama Fransa&#8217;da çekilen filmin optimist sonunu onaylıyorum. Biliyorum ki çalışan genç kesimden pek çok insan bu oyunu izledi ve üzücü bir şekilde sonlandığı için hayal kırıklığına uğradı. Hayata asılmak zorunda olan bu kitlenin ihtiyacı olan tek şeyin umut olduğunun farkındayım&#8221; dedi.<sup id="cite_ref-Scolnicov81_8-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Scolnicov81-8">[9]</a></sup> Konuyla ilgili olarak <a title="Simone de Beauvoir" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Simone_de_Beauvoir">Simone de Beauvoir</a>, Jessica Benjamin&#8217;e verdiği röportajda, Sartre&#8217;a yaptığı işi değiştirmesi gerektiğini hiç söyleyip söylemediği sorulduğunda &#8220;Elbette söyledim. O da dediğim şeyi yaptı. Saygılı Yosma&#8217;nın ilk versiyonunun çok kötü olduğunu söylediğim için oyun tekrar yazıldı.&#8221; diye cevap verdi.<sup id="cite_ref-Simons_31-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Simons-31">[32]</a></sup><sup id="cite_ref-32"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-32">[33]</a></sup></p>
<h2>Analiz</h2>
<p>Tüm çalışmalarında <a title="Özgürlük" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zg%C3%BCrl%C3%BCk">özgürlük</a> <a title="Felsefe" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefe">felsefesinden</a> bahseden Sartre, insanoğlunun somut bir dünyada yaşadığını inkar etmese de özgürlüğü söz konusu olduğunda tepki verebilmesini istedi.<sup id="cite_ref-Urmson345_33-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Urmson345-33">[34]</a></sup> Hangi sınıftan, cinsiyetten, ırktan doğacağına karar veremeyen kişinin dünyasının nelerden oluşacağına kendisinin karar vermesi gerektiğini söyledi. Özellikle ilk çalışmalarında varoluşun ikilemini dile getirerek varolmanın özgürlükler arasına sıkıştığını ve her birinin kendi egemenliğini koruyabilmek için diğer özgürlükleri yok etmeye çalıştığını yazdı.<sup id="cite_ref-Urmson345_33-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Urmson345-33">[34]</a></sup></p>
<p>Ahlaki hareketlerin ya da politik sözlerin sınırlarını sorguladığı eserlerinden biri olan <em>Saygılı Yosma</em>&#8216;daki ana tema <a title="Irkçılık" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Irk%C3%A7%C4%B1l%C4%B1k">ırkçılıktır</a>.<sup id="cite_ref-barnes74_34-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-barnes74-34">[35]</a></sup> Senatör Clarke, Lizzie&#8217;yi ikna etmeye çalışırken siyah adam bir suç işlese de işlemese de adaletli olanın daha &#8220;iyi&#8221; olan adamın kurtarılması olduğunu iddia eder. Senatöre göre daha iyinin tanımı ise &#8220;bu ülkeyi (Amerika Birleşik Devletleri) kurmuş olan&#8221; adamlardır.</p>
<p>Fred&#8217;e göre ise <a title="Dünya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya">dünya</a> iyi ve kötünün tanımlarının açık bir şekilde yapıldığı bir yerdir.<sup id="cite_ref-barnes74_34-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-barnes74-34">[35]</a></sup> Hem kadın düşmanı hem de ırkçı olan genç adam, Lizzie ile geceyi geçirdiği yatağa bakarak yatağın günah koktuğunu söyler. Ayrıca, siyahlar hakkında konuşurken bir siyahın masum olmasının söz konusu olmadığını, çünkü &#8220;bir zencinin her zaman bir şey yaptığını&#8221; iddia eder.<sup id="cite_ref-Gordon783_35-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Gordon783-35">[36]</a></sup> Tüm bu inançların sebebi Fred&#8217;in hem zencinin hem de Lizzie&#8217;nin günahın açığa çıktığı şeytanlar olduklarına inanmasıdır. Birini yok etmeyi diğerine ise egemen olmayı istemesinin ana sebebi budur. Lizzie ile ilişkiye girmesi ilk önceleri Fred&#8217;i rahatsız etse de oyunun sonunda ona sahip olarak ve özgürlüğünü vermeyi reddederek şeytana zarar vermeyi amaçlar.<sup id="cite_ref-barnes74_34-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-barnes74-34">[35]</a></sup></p>
<p>Fred, Lizzie&#8217;ye on dolarlık bir fahişe olduğunu söylediğinde kadını bu tanımın içine sokanın kendi bedeni ve kendi on doları olduğunu fark etmez. Lizzie&#8217;yi çıplak görmekten utanan adam bu yüzden ışıkları kapattırır, sabah ise gece olanları konuşmayı reddeder. Güce dayalı ırkçılık ve cinsel davranışlardaki alçalma Fred ve kuzeni Thomas&#8217;ın ortak özellikleridir.<sup id="cite_ref-Charme195_36-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Charme195-36">[37]</a></sup> Thomas trende Lizzie&#8217;ye cinsel tacizde bulunduktan hemen sonra siyah bir adamı öldürmüştür. Fred ise benzer bir şekilde siyah bir adamın linç edilmesini izlerken birden kadını düşünmeye başlayıp Lizzie&#8217;ye karşı cinsel istek duymaya başlamıştır. Bir insanın dünyayı idare ettiğini sanması için iki farklı yöntem olan <a title="Cinayet" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cinayet">cinayet</a> ve <a title="Tecavüz" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tecav%C3%BCz">tecavüze</a> yatkınlığa, gücü olmayan insanlara saygı duymayan iki kuzende de rastlanır.<sup id="cite_ref-Charme196_37-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Charme196-37">[38]</a></sup></p>
<p>Oyun boyunca <a title="Mantık" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mant%C4%B1k">mantığı</a>, <a title="Gerçekçilik" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ger%C3%A7ek%C3%A7ilik">gerçekçiliği</a> ve insanlığı temsil eden siyah adamın temsil ettiği bu değerler oyun sonunda hiçe yakınsanmıştır. Seyirci, oyunun başlamasından kısa bir süre sonra bu adam için hayatın standart kurallarının işlemediğinin, aksine bu kuralların tam tersinin geçerli olduğunun farkına varır.<sup id="cite_ref-Urmson345_33-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Urmson345-33">[34]</a></sup></p>
<p><em>Saygılı Yosma</em>, ülkedeki mevcut durum korunarak ABD&#8217;nin ırkçılık probleminin çözülemeyeceğinin bir kanıtı gibidir. Eğer siyah işçi sınıfıyla beyaz işçi sınıfı birleşmeyi başarabilirse bu problem ortadan kalkabilir.<sup id="cite_ref-Mcbride360_38-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Mcbride360-38">[39]</a></sup></p>
<p>Oyunda ortaya konulan bir diğer konu ise sınıflar arası farklardır.<sup id="cite_ref-Ward225_39-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward225-39">[40]</a></sup> Cinayet davasında şahitlik yapması gereken Lizzie, güney kasabasına henüz gelmiş bir hayat kadınıdır. Oysa cinayeti işleyen Thomas genç ve seçkin bir sanayicidir. Sartre&#8217;ın eseri, yazarın ilham aldığı Scottsboro davasından bu noktada ayrılır: Ortada işlenmiş bir suç vardır ve suçu işleyen Thomas üst tabakadan biridir. Masum siyahi adamın Lizzie&#8217;nin dairesine gelip doğruyu söylemesi konusunda yalvarmasının ardından Thomas&#8217;ın ailesinin gücü ortaya çıkar. Kuzeni Fred, zina suçundan hapse atılabilmesi için Lizzie ile bir gece geçirir. Senatör, genç kadını ziyaret eder ve ona gizli bir anlaşma teklif eder. Ardından Fred tekrar ortaya çıkarak Lizzie&#8217;ye, metresi olması karşılığında finansal destek önerir. Toplumdan saygı görmeyi çok isteyen, ailesinden ve arkadaşlarından uzak, tek önemsediği faturalarını ödeyebilmek olan Lizzie&#8217;nin yanlış karar vermesi çok da şaşırtıcı değildir.<sup id="cite_ref-Ward225_39-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward225-39">[40]</a></sup></p>
<p>Sınıf ayrımı temasının en çok fark edildiği anlar, beyaz toplumun önemli bir temsilcisi olan Senatör ile Lizzie&#8217;nin karşı karşıya geldikleri sahnelerdir.<sup id="cite_ref-Ward225_39-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward225-39">[40]</a></sup> ABD&#8217;nin adalet sisteminin bir simgesi gibi duran Clarke, Lizzie için doğrunun ne olduğunu baştan yazar. Clarke&#8217;a göre Thomas&#8217;ın siyahi bir adamı öldürmesi önemli olamaz, önemli olan Thomas&#8217;ın çok değerli bir insan olmasıdır ve adamın hayatı zencininkine göre çok daha değerlidir. Senatör, <a title="Harvard Üniversitesi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Harvard_%C3%9Cniversitesi">Harvard mezunu</a>, iş adamı, <a title="Antikomünist" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Antikom%C3%BCnist">komünist düşmanı</a>, önde gelen beyaz bir işveren olan Thomas&#8217;ın her açıdan kazandığı bir rekabet ortamı yaratarak Lizzie&#8217;nin aklını karıştırmayı başarır. Papazları, doktorları, avukatları, sanatçıları, belediye başkanı ve onun vekilleriyle tüm şehrin (şehrin saygın kişiliklerinin) Thomas&#8217;ın yanında olduğunu kadına vurgular. Bunun ardından ise Senatör Lizzie&#8217;ye kasabada, tüm kasabalıların onu kabul edeceği ahlaklı bir yaşam vadeder. Lizzie yapacağı yalancı şahitlikle yüksek tabakanın kabul ettiği, düzgün bir vatandaş haline gelecektir. Lizzie MacKay&#8217;in karakteri ve yaptığı seçim Sartre&#8217;ın kapitalist toplumlarda doğru seçimlerin yapılmasının zorluğunu gösterme şeklidir.<sup id="cite_ref-Ward226_40-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward226-40">[41]</a></sup> Genç kadın, masum bir zenciye ihanet etmesi için tüm saygın insanlar tarafından zorlanmıştır.<sup id="cite_ref-Caute309_41-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute309-41">[42]</a></sup></p>
<p>Sartre oyunda, eserin baş kahramanı olan Lizzie MacKay&#8217;in geçmişi hakkında hiçbir bilgi vermez. Lizzie&#8217;nin yaşamı, ailesi, yetiştirilişi ve şu anda olduğu yere nasıl geldiği bilinmez. Ayrıca, karakterin ahlaki bakış açısı da çelişkiler içerir. Örneğin, komünist olmakla itham edildiğine dehşete düşer, &#8220;Onlara (zencilere) karşı değilim ama bana dokunmalarını da istemem.&#8221; der.<sup id="cite_ref-42"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-42">[43]</a></sup> Fakir olmasına rağmen rüşvet kabul etmeyen Lizzie, zengin, yüksek mevkiden, duyarlı bir annenin ancak katil olan oğlunun lehine yalancı şahitlik yaparsa minnetini ve saygısını kazanabilecektir. Saygın biri haline gelmek için yalan söylemeyi kabul eden Lizzie&#8217;nin anneden beklentisi bir teşekkür notudur. Teşekkür notu yerine yüz dolarlık bir zarf alınca üzülür. Bir zenciyle benzer duygular hissetmekten utanmayan Lizzie tıpkı onlar gibi polisten korkar. Bu açıdan da Lizzie ve zenci bir sınıf dayanışması içindedir.<sup id="cite_ref-Caute309_41-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute309-41">[42]</a></sup></p>
<p>Fakat, <em>Saygılı Yosma&#8217;</em>da Lizzie ve zenci arasında dengesiz bir iş birliği görülür. Her ikisinin de toplumsal kuralların kurbanı olması birbirlerini anlamalarını sağlar. Buna rağmen ne Lizzie&#8217;de ne de zencide birbirlerini kurtaracak öz saygı vardır. Düşmanları tarafından sindirilmiş olan bu ikili, kurtulacaklarını bilseler bile düşmanlarına karşı tetiği çekemezler. Siyah adam yanlış hiçbir şey yapmamış olmasına rağmen suçlu hissetmektedir ve beyazların tüm yargılarını kabul etmiştir. Irkçılığın kurbanları üzerindeki en trajik etkilerinden biri olan kendine yabancılaşmanın görüldüğü zenci adam, tıpkı Fransız kolonilerindeki siyahlar gibi kendisini yaşamaya bile hakkı olmayan bir insan olarak görmektedir.<sup id="cite_ref-Charm.C3.A9194_43-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Charm.C3.A9194-43">[44]</a></sup> Lizzie beyaz bir kadın olarak beyaz adama kendini pazarlamayı seçebilir ya da herkese herhangi bir fiyatı olmadığını göstererek özgürleşebilir. Fakat bu özgürleşme aynı zamanda zenciyle aynı sınıftan bir mazlum olduğunu da kanıtlayacaktır.<sup id="cite_ref-McBride345_44-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-McBride345-44">[45]</a></sup> Lizzie zencileri sevmediğini söyleyerek ve Fred&#8217;e uyandıktan hemen sonra zenci görmenin kötü şans getirip getirmediğini sorarak kendini siyah adamdan uzaklaştırır.<sup id="cite_ref-Duran122_45-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Duran122-45">[46]</a></sup> Fred ile olan ilişkisinden ve Senatör&#8217;ün vaadettiklerinden etkilenen Lizzie, kötü şansa karşı güvende olma duygusuna yenik düşerek belgeleri imzalar.<sup id="cite_ref-Duran121_46-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Duran121-46">[47]</a></sup> Oyunun sonunda zenciye ne olduğu açıklanmaz fakat Lizzie&#8217;nin Fred&#8217;e teslim oluşu kadının hiçbir şey olmayan geçişini simgeler.<sup id="cite_ref-barnes74_34-3"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-barnes74-34">[35]</a></sup> Drama, öykü ve roman gibi pek çok edebi türde kadınların ihtiyaçlarını karşılamak için var olan tanrılaştırılmış erkekler vardır. Oyunun sonundaki davranışıyla Sartre&#8217;ın Lizzie&#8217;si de tıpkı <a title="Kierkegaard" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kierkegaard">Kierkegaard</a>&#8216;ın Regine&#8217;i gibi pasif, tanrılaşmış erkeklere hizmet etmek ve erkeklerin arzularını yerine getirmek için yaratılmış bir kadına dönüşür.<sup id="cite_ref-Allen_47-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Allen-47">[48]</a></sup></p>
<h2>Sergilenişi</h2>
<p>Oyun, yazılışının hemen ardından 1946 yılında ilk kez <a title="Paris" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Paris">Paris</a>&#8216;te Théâtre Antoine tarafından sergilendi ve başrolde Hélèna Bossis oynadı.<sup id="cite_ref-Charm.C3.A9193_48-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Charm.C3.A9193-48">[49]</a></sup><sup id="cite_ref-49"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-49">[50]</a></sup> 1948 yılında ise <a title="New York" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/New_York">New York</a>&#8216;ta gösterildi. Bu versiyonu Eva Wolas uyarladı ve ilk kez <a title="9 Şubat" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/9_%C5%9Eubat">9 Şubat</a> 1948 tarihinde sergilendi.<sup id="cite_ref-Caute309_41-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute309-41">[42]</a></sup> Sartre, oyunun sonunda anti-kahraman bir hayat kadını olan Lizzie&#8217;nin gerçek yerine yalanı seçmesini anlatırken <a title="Didaktik" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Didaktik">didaktik</a> bir kaba güldürü tarzı benimsemişti. Oysa eserin New York&#8217;taki sergilenişinde <em>Saygılı Yosma</em> bir <a title="Melodram" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Melodram">melodram</a> olarak sunuldu.<sup id="cite_ref-Scolnicov81_8-3"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Scolnicov81-8">[9]</a></sup> Eser, şehirdeki Eleştirmenler Birliği tarafından yılın en başarılı yabancı oyunu seçildi.<sup id="cite_ref-Ward223_50-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward223-50">[51]</a></sup> Oyun, New York&#8217;ta 350 kereden fazla sergilendi.<sup id="cite_ref-Caute309_41-3"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute309-41">[42]</a></sup></p>
<p>1949&#8242;un Temmuz ayında, oyunun <a title="Şikago" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eikago">Şikago</a>&#8216;da sergilenmesi için çalışmalar başladı. Bu dönemde yapımcılar, eserin sergilenebilmesi için hem mahkemeye hem de polis baskısına karşı mücadele verdiler.<sup id="cite_ref-Houchin161_51-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Houchin161-51">[52]</a></sup> Şikago polis şefi oyunun ismi sebebiyle şehrinde oynanmasına izin vermeyeceğini açıkladı.<sup id="cite_ref-Gurko269_52-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Gurko269-52">[53]</a></sup> Yapımcılar tarafından eseri izlemeye davet edildiğinde ise bu teklifi reddederek <em>Saygılı Yosma</em>&#8216;yı izleyip izlememenin kararını hiçbir şekilde değiştirmeyeceğini açıkladı.<sup id="cite_ref-Gurko269_52-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Gurko269-52">[53]</a></sup> Öte yandan, şehir yönetimi oyunun ahlaksızca olduğunu ve iki ırk arasındaki ilişkilere zarar vereceğini iddia etti.<sup id="cite_ref-Ward223_50-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward223-50">[51]</a></sup> NAACP (National Association Civil Liberties Union), <em>Saygılı Yosma</em>&#8216;yı desteklediğini açıkladı.<sup id="cite_ref-Ward223_50-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward223-50">[51]</a></sup> ACLU (American Civil Liberties Union) ise oyunun savunmasına katıldı. Bu savunmanın ardından sansür bir süreliğine kaldırıldı.<sup id="cite_ref-Ward223_50-3"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward223-50">[51]</a></sup></p>
<p>1954&#8242;lerin başında oyun <a title="Moskova" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Moskova">Moskova</a>&#8216;da sergilenmeden önce Sartre, eserin sonunu değiştirdi ve Lizzie&#8217;ye yalan söyletmek yerine zenciyle iş birliği yaptırmayı tercih etti. Böylece, Moskova&#8217;daki izleyiciler yalan ifade vermeyi reddeden, <a title="Kapitalizm" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kapitalizm">kapitalistlerin</a> baskılarına boyun eğmeyen, sınıf ayrımına baş kaldıran bir kahramanı izlediler. Oyunun ismi <em>Lizzie MacKay</em> olarak değiştirildi ve Lizzie&#8217;yi Lyubov Orlova canlandırdı.<sup id="cite_ref-Caute308_4-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute308-4">[5]</a></sup> New York&#8217;taki duygusal hayat kadını melodramı Moskova&#8217;da didaktik bir <a title="Komünist parti" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kom%C3%BCnist_parti">komünist parti</a> kutlamasına dönüşmüş oldu.<sup id="cite_ref-Scolnicov81_8-4"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Scolnicov81-8">[9]</a></sup> Oyunu izleyen bir eleştirmen &#8220;Başroldeki karakter, Sovyet ordusuna asker olarak girebilir.&#8221; yorumunu yaptı.<sup id="cite_ref-Ward226_40-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward226-40">[41]</a></sup> Sartre, oyunun Moskova&#8217;daki 400. sergilenişine katıldı.<sup id="cite_ref-Scolnicov81_8-5"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Scolnicov81-8">[9]</a></sup> Yazar, oyununun <a title="Stalinist" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Stalinist">Stalinist</a> propoganda doğrultusunda değiştirilmesine izin vermesiyle ilgili olarak &#8220;Lizzie&#8217;nin bilincin ışığına ulaşmasının ardından tamamen kandırılmasına razı olamazdım.&#8221; dedi.<sup id="cite_ref-Howells_53-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Howells-53">[54]</a></sup></p>
<div>
<div>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Beauvoir_Sartre_-_Che_Guevara_-1960_-_Cuba.jpg"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/f/ff/Beauvoir_Sartre_-_Che_Guevara_-1960_-_Cuba.jpg/190px-Beauvoir_Sartre_-_Che_Guevara_-1960_-_Cuba.jpg" alt="" width="190" height="104" /></a></p>
<div>
<div><a title="Büyüt" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Beauvoir_Sartre_-_Che_Guevara_-1960_-_Cuba.jpg"><img src="http://bits.wikimedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" alt="" width="15" height="11" /></a></div>
<p>1960 yılında <a title="Küba" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BCba">Küba</a>&#8216;yı ziyaret eden Simone de Beauvoir ve Sartre orada <a title="Che Guevera" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Che_Guevera">Che Guevera</a> ile de bir araya geldiler.<sup id="cite_ref-54"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-54">[55]</a></sup> <em>Saygılı Yosma</em>, ülkede ilk kez bu ziyaret sırasında sergilendi.</p>
</div>
</div>
</div>
<p>Oyun ayrıca Beauvoir ile Sartre&#8217;ın <a title="Küba" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BCba">Küba</a>&#8216;yı ziyaretleri sırasında bu ülkede de sergilenmeye başladı ve <em>Saygılı Yosma</em> bu ülkede yüzden fazla kez oynandı.<sup id="cite_ref-Urmson221_55-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Urmson221-55">[56]</a></sup></p>
<p><a title="Türkçe" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e">Türkçe</a>&#8216;ye ilk kez <a title="Orhan Veli Kanık" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_Veli_Kan%C4%B1k">Orhan Veli Kanık</a>&#8216;ın çevirdiği eser, 1950 yılında Kanık&#8217;ın vefatından sonra &#8220;Saat 6 Tiyatrosu&#8221; tarafından bir kez temsil edildi.<sup id="cite_ref-Kan.C4.B1k_56-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Kan.C4.B1k-56">[57]</a></sup> <em>Saygılı Yosma</em>, <a title="Türkiye" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye">Türkiye</a>&#8216;de son kez 2005 &#8211; 2006 sezonunda <a title="İstanbul Şehir Tiyatroları" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul_%C5%9Eehir_Tiyatrolar%C4%B1">İstanbul Şehir Tiyatroları</a>&#8216;nca sergilendi.<sup id="cite_ref-57"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-57">[58]</a></sup> Eserde, Lizzie&#8217;yi <a title="Bennu Yıldırımlar" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bennu_Y%C4%B1ld%C4%B1r%C4%B1mlar">Bennu Yıldırımlar</a> canlandırdı.</p>
<p>Oyun <a title="Kuzey Afrika" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuzey_Afrika">Kuzey Afrika</a>&#8216;da da oynandı. Eseri, Sartre ile birlikte izleyen Afrikalı bir generalin Sartre&#8217;a <em>Saygılı Yosma</em>&#8216;nın tüm <a title="Afrika" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Afrika">Afrika</a>&#8216;da sergilenmesi gerektiğini, böylece Fransız topraklarında yaşayan siyahların Amerika&#8217;da yaşayan siyahlara göre ne kadar mutlu olduklarının anlayabilecekleri yorumunu yaptığı söylenmektedir.<sup id="cite_ref-Fanon67_58-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Fanon67-58">[59]</a></sup></p>
<p><em>Saygılı Yosma&#8217;</em>nın 1952 yılında Fransa&#8217;da sinema filmi de çekildi.<sup id="cite_ref-59"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-59">[60]</a></sup> Lizzie&#8217;nin Barbara Laage tarafından canlandırıldığı filmde, kadın ilk önce Senatör Clarke&#8217;a saygı gösterse de filmin sonunda (tıpkı Sovyetler Birliği&#8217;nde oynanan versiyonun sonunda olduğu gibi) senatör ve ailesinin aleyhine şahitlik yaptı ve Thomas cinayetten suçlu bulundu. Beyaz kadının elinin siyah adamınkiyle birleşmesi ile film son buldu.<sup id="cite_ref-Campbell_60-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Campbell-60">[61]</a></sup> 1974 yılında ise oyun, gene Fransa&#8217;da televizyon dizisi olarak uyarlandı.<sup id="cite_ref-61"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-61">[62]</a></sup></p>
<h2>Gelen eleştiriler</h2>
<p>Oyunun Paris&#8217;teki ilk sergilenişinin ardından Sartre ile <a title="Politika" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Politika">politik</a> görüşleri uyuşmayan kişiler, yazarı, vatanları Fransa&#8217;yı <a title="Nazi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nazi">Nazi&#8217;lerin</a> elinden kurtararak ülkelerine özgürlüğünü iade eden müttefik bir millet olan ABD&#8217;yi karalamakla suçladılar.<sup id="cite_ref-Mathy155_62-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Mathy155-62">[63]</a></sup> Bu eleştirmenlere göre Sartre&#8217;ın oyunu &#8220;Amerikan demokrasisine atılan büyük bir iftira&#8221; ve &#8220;Amerikan misafirperverliğini suistimal&#8221; idi.<sup id="cite_ref-Ward223_50-4"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward223-50">[51]</a></sup> Örneğin, <a title="Muhafazakar" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhafazakar">muhafazakar</a> yazarlardan Thierry Maulnier, Le Spectateur isimli gazetenin <a title="19 Kasım" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/19_Kas%C4%B1m">19 Kasım</a> 1946&#8242;da yayınlanan sayısında &#8220;Eğer oyunu izlediğim salonda Amerikan askerleri olsaydı, Paris&#8217;in kurtuluşundan iki sene sonra sergilenen bu eserle Amerikalılara en iğrenç gaddarlık, düzenbazlık ve riyarkarlık ile tahammül edilemez bir rahatsızlık üretildiğini göstermiş olurduk ve ben bu askerlerin yüzüne bakmaya asla cesaret edemezdim.&#8221; dedi.<sup id="cite_ref-63"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-63">[64]</a></sup> Fransa&#8217;da yayınlanan New York Herald Tribune&#8217;de de Sartre&#8217;ı eleştiren pek çok okuyucu yorumu yayınlandı.<sup id="cite_ref-Mathy155_62-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Mathy155-62">[63]</a></sup> Yazar tüm eleştirelere &#8220;Ben bir Amerikan düşmanı değilim. Bu kelimenin ne manaya geldiğini bile bilmiyorum. Eğer medeniyetlerinin sadece çürümüş yanlarını göstermiş olsaydım bu söylenebilirdi ama ben öyle yapmadım.&#8221; diyerek cevap verdi.<sup id="cite_ref-Mathy155_62-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Mathy155-62">[63]</a></sup></p>
<div>
<div>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Richard_Wright.jpg"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/48/Richard_Wright.jpg/180px-Richard_Wright.jpg" alt="" width="180" height="226" /></a></p>
<div>
<div><a title="Büyüt" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Richard_Wright.jpg"><img src="http://bits.wikimedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" alt="" width="15" height="11" /></a></div>
<p>Oyunun önemli destekçilerinden olan ABD&#8217;li yazar <a title="Richard Wright (yazar)" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Richard_Wright_%28yazar%29">Richard Wright</a> 1940&#8242;ta yazdığı <em>The Native Son</em> isimli romanında siyah bir adamın beyaz bir kadını öldürdüğü için idama mahkum edilmesini anlattı.<sup id="cite_ref-64"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-64">[65]</a></sup></p>
</div>
</div>
</div>
<p>Bir diğer gruba göre ise Sartre ABD&#8217;de çok kısa bir süre geçirmişti ve bu süre onun ülkedeki problemleri işleyen bir oyun yazabilmesi için yetersizdi.<sup id="cite_ref-Ward223_50-5"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward223-50">[51]</a></sup> Benzer biçimde Sartre&#8217;ın Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ndeki halkın günlük yaşantısı hakkında yanlış bilgiler aktardığı da iddia edildi. Örneğin Hazel Estella Barnes, bu oyunu bir ABD&#8217;linin bu şekilde yazmayacağını çünkü eserdeki ana olayın oluş şeklinin olasılık dışı olduğunu söyledi.<sup id="cite_ref-Barnes73_65-0"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Barnes73-65">[66]</a></sup> Barnes&#8217;a göre Lizzie gibi bir hayat kadını, güneyli beyaz centilmenler ve iki siyah adamın bir güney eyaletinde aynı vagonda bulunmaları olasılık dışıydı.<sup id="cite_ref-Barnes73_65-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Barnes73-65">[66]</a></sup> New Yorker Dergisi&#8217;nin Paris temsilcisi Janet Flanner&#8217;a göre ise Sartre, gezileri boyunca kanunları kendi çıkarları doğrultusunda uygulayan çok sayıda güneyli beyefendiyle tanışmamıştı.<sup id="cite_ref-Caute308_4-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute308-4">[5]</a></sup> Bu yüzden Fred, Lizzie&#8217;ye atalarından birinin <a title="George Washington" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/George_Washington">George Washington</a>&#8216;la senli benli olduğunu söylerken Washington&#8217;ı Fransızca&#8217;da &#8220;siz&#8221; manasına gelen şahıs zamiri &#8220;vous&#8221; yerine sen manasına gelen şahıs zamiri &#8220;tu&#8221;yu kullanarak &#8220;tutoyait&#8221; olarak tanımladı. Bu güneyli bir zenginin hitap şekli olamazdı.<sup id="cite_ref-Caute308_4-3"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute308-4">[5]</a></sup> Flanner&#8217;a göre Sartre&#8217;ın bir diğer yanılgısı ise zenginlerin futbol maçını kazandıktan sonra sarhoş olarak eğlendiklerini düşünmesiydi.<sup id="cite_ref-Caute308_4-4"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Caute308-4">[5]</a></sup> ABD&#8217;li yazar Richard Wright tüm eleştirilere karşı Sartre&#8217;ın yanında yer aldı.<sup id="cite_ref-Ward223_50-6"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward223-50">[51]</a></sup></p>
<p><em>Saygılı Yosma&#8217;</em>nın Sovyetler Birliği&#8217;ndeki sergilenişinden sonra kahramanın <a title="Kapitalizm" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kapitalizm">kapitalizm</a> karşıtları ve <a title="Devrim" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Devrim">devrimcilerle</a> aynı tarafta olması için oyunun sonunun değiştirilmesi büyük eleştiriler aldı.<sup id="cite_ref-caws13_7-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-caws13-7">[8]</a></sup> Sanatın didaktik politikaya alet edildiği yorumlarına karşı çıkanlar ise Sartre&#8217;ın görüşlerinin yıllardır bu çizgide olduğunu savundular. Sartre&#8217;ın liderliğinde 1945 yılında kurulan <em>Les Temps Modernes</em> grubunun amacı, savaş sonrası toplumunu destekler ve kişilik haklarını korurken edebi standartların dışına çıkmamaktı.<sup id="cite_ref-caws13_7-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-caws13-7">[8]</a></sup></p>
<p>Başka bir grup ise Sartre&#8217;ın oyundaki siyah karakter için politik olarak yanlış bir portre çizdiğini iddia etti.<sup id="cite_ref-Moran179_6-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Moran179-6">[7]</a></sup><sup id="cite_ref-McBride344_14-2"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-McBride344-14">[15]</a></sup> Özellikle <a title="Komünizm" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kom%C3%BCnizm">komünistlerin</a> düşüncesine göre siyah adam bir kahraman değildi, aksine güçsüz ve çaresiz bir tipti. Ayrıca, oyun boyunca ismi söylenmiyor, sadece &#8220;zenci&#8221; olarak anılıyordu. Bir diğer nokta ise bu adamın tüm geleceğinin toplum tarafından dışlanmış bir kadının seçimine kalmış olmasıydı. Bu eleştirelere karşı çıkanlar Sartre&#8217;ın zenciye belli bir isim vermeyerek siyah olmayan toplumların siyahlara bakış açısını yansıttığını söylediler.<sup id="cite_ref-McBride345_44-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-McBride345-44">[45]</a></sup> Bu toplumlara göre bir siyah ile tüm siyahlar arasında hiçbir fark yoktu. Suçlu olan zencilerin hepsiydi ve bu insanlara göre linç, adaleti sağlayan en önemli mekanizmaydı. Sartre ise çaresiz, tuzağa düşürülmüş ve masum bir adam için yaptığı betimlemenin çok olası olduğunu söyledi.<sup id="cite_ref-Ward225_39-3"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward225-39">[40]</a></sup> Bu konuda Sartre&#8217;a destek veren Richard Wright, bu oyunun ne sol kesimden ne de <a title="Liberalizm" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Liberalizm">liberallerin</a> arasından o günlerdeki ırkçılığa karşı çıkan hiç kimsenin olmadığını gözler önüne serdiğini de belirtti.<sup id="cite_ref-Ward225_39-4"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Ward225-39">[40]</a></sup></p>
<h2>Etkileri</h2>
<p>ABD&#8217;li yazar <a title="Chester Himes" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Chester_Himes">Chester Himes</a> <em>Saygılı Yosma</em>&#8216;nın üzerindeki etkisini &#8220;Sartre, bir Fransız dergisine <em>Saygılı Yosma</em>&#8216;yı yazmasına sebep olarak ABD&#8217;de bir siyah adamın bir beyaz adamı suçlayamayacağı gerçeğini görmüş olmasını gösterdi. Benim <a title="Polisiye" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Polisiye">polisiye</a> hikâyeler yazmaya başlamamın sebebi de budur. <a title="Şiddet" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eiddet">Şiddet</a> fikrini okuyuculara tanıtmak istedim. Tüm bunların ötesinde Amerikalılar şiddetle yaşıyorlar ve şiddet her şeye rağmen her zaman kazanıyor.&#8221; diyerek açıkladı.<sup id="cite_ref-66"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-66">[67]</a></sup></p>
<p>Bir diğer ABD&#8217;li yazar <a title="Richard Wright (yazar)" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Richard_Wright_%28yazar%29">Richard Wright</a> ise oyunla ilgili &#8220;Sartre&#8217;ın <em>Saygılı Yosma</em> oyunu çok ilgimi çekti. Jean-Paul Sartre benim ülkemin gerçeklerini çok iyi anlamış ve ifade edebilmişti. Bu şiddetli algılama bende Amerikalı yazarların Amerikan gerçeklerine yaklaşırken örnek alabilecekleri bir davranış hissi yarattı.&#8221; yorumunu yaptı.<sup id="cite_ref-Wright119_16-1"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma#cite_note-Wright119-16">[17]</a></sup></p>
<pre><strong><em>Kaynak ve Daha fazlası: <a title="Saygılı Yosma" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sayg%C4%B1l%C4%B1_Yosma">WikiPedia</a></em></strong>
</pre>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/12/03/2010/saygili-yosma-adli-fransiz-eser-hakkinda-hersey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sabırlıyım / Şiir</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/24/10/2009/sabirliyim-siir/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/24/10/2009/sabirliyim-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2009 11:54:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>plnjnkz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[sabır şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[sabırlı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Sabırlıyım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=965</guid>
		<description><![CDATA[Sabir Sabirlidim bekleyis icindeydim sevgi saygi verirdim Sabrimla herseyi bictim ektim Ictim zehir gibi sözleri kalbimden hanceri indirmediler ki Belimin agrisi hala cizlar kaldiramadim basimi  eydim durdum yolumu Öyle buldum kör dügüm olmus hayatimi acamadim Bitiremedim lanetli dünyami gelmis gecmis herseyi Bagdasti kalemimle mürekebim  tahda oturdum Sesimi yine kagida döktüm Döktüm icimi dilimden sözleri anlatmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sabir</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sabirlidim bekleyis icindeydim sevgi saygi verirdim</strong></p>
<p><strong>Sabrimla herseyi bictim ektim</strong></p>
<p><strong>Ictim zehir gibi sözleri</strong></p>
<p><strong>kalbimden hanceri indirmediler ki<span id="more-965"></span></strong></p>
<p><strong>Belimin agrisi hala cizlar</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>kaldiramadim basimi  eydim durdum yolumu</strong></p>
<p><strong>Öyle buldum</strong></p>
<p><strong>kör dügüm olmus hayatimi acamadim</strong></p>
<p><strong>Bitiremedim lanetli dünyami gelmis gecmis herseyi</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bagdasti kalemimle mürekebim  tahda oturdum</strong></p>
<p><strong>Sesimi yine kagida döktüm</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Döktüm icimi dilimden sözleri anlatmak istedim</strong></p>
<p><strong>Yanilmadim hayatan kopamadim sabirla</strong></p>
<p><strong>Olunca dualar okununca gözlerim olanlari görünce</strong></p>
<p><strong>Diledigim hepsi kapimda durunca olmusdur saninca</strong></p>
<p><strong>Yine kahrolmakla meskül sabrimi ölcer yine bekler</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Elbet olur sabrim benimle bu yolda gider</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">PLNJNKZ</span><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/24/10/2009/sabirliyim-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avrupa&#8217;nın 50 Büyük Yalanı / Mustafa Armağan</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/avrupanin-50-buyuk-yalani-mustafa-armagan/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/avrupanin-50-buyuk-yalani-mustafa-armagan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 11:02:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat / Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa mucizesi]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa’yı işgal planı]]></category>
		<category><![CDATA[Don Kişot]]></category>
		<category><![CDATA[Einstein]]></category>
		<category><![CDATA[Endülüslü Müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Florence Nightingale]]></category>
		<category><![CDATA[Galile]]></category>
		<category><![CDATA[güneşe tapanlar tarikatı]]></category>
		<category><![CDATA[Haritaların emperyalizm sözcülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hitler]]></category>
		<category><![CDATA[İlk feministler]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık tarih]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[klise]]></category>
		<category><![CDATA[kliseye karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kopernik ve Kepler]]></category>
		<category><![CDATA[Magna Carta]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Armağan]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm meleği]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans insanları]]></category>
		<category><![CDATA[tarih kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[yakın tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=765</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Armağan, Osmanlı tarihi ve yakın tarih üzerine kaleme aldığı bir düzine kitaptan sonra bu defa projektörünü Avrupa tarihinin karanlık bölgelerine tutuyor. Bu çalışmayla yalnız Avrupa tarihinin bilinmeyenleri ortaya çıkmakla kalmıyor, aynı zamanda kendi yüzümüzün de bir kısmının aydınlandığını fark ediyorsunuz. Eşitsiz olarak, adeta bir ast-üst ilişkisi içinde kurgulanan Osmanlı ve Avrupa tarihleri, olmaları gereken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 136px"><img title="Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı Mustafa Armağan" src="http://www.kitapyurdu.com/getimageV3.asp?resimkod=455900&amp;boyut=185&amp;sayfa=320&amp;en=13,5&amp;set=0" alt="" width="126" height="184" /><p class="wp-caption-text">Avrupa&#39;nın 50 Büyük Yalanı / Mustafa Armağan</p></div>
<p>Mustafa Armağan, Osmanlı tarihi ve yakın tarih üzerine kaleme aldığı bir düzine kitaptan sonra bu defa projektörünü Avrupa tarihinin karanlık bölgelerine tutuyor. Bu çalışmayla yalnız Avrupa tarihinin bilinmeyenleri ortaya çıkmakla kalmıyor, aynı zamanda kendi yüzümüzün de bir kısmının aydınlandığını fark ediyorsunuz. Eşitsiz olarak, adeta bir ast-üst ilişkisi içinde kurgulanan Osmanlı ve Avrupa tarihleri, olmaları gereken eşit konuma yerleştiriliyor.</p>
<p>Türk aydınının 1,5 asırdır peşinde koştuğu ‘Avrupa mucizesi’ yalanı, farklı ve şaşırıcı yönleriyle bu kitapta birer birer deşifre edilip ortaya konuluyor. İlginizi çekeceğine inandığımız başlıklardan bir kısmını tadımlık olarak şöyle bir hatırlamaya ne dersiniz?<span id="more-765"></span></p>
<p>- Florence Nightingale’in İngiltere’de ölüm meleği olarak tanındığını,</p>
<p>- Galile’nin kiliseye karşı çıkmış bir bilim kahramanı olmadığını,</p>
<p>- Magna Carta’nın Avrupa tarihinde ileri değil, geri bir adım olduğunu,</p>
<p>- Hitler’in aslında Avrupa’yı işgal planı olmadığını,</p>
<p>- Einstein’ın son yıllarında beyninin yavaşladığını,</p>
<p>- İlk feministlerin fabrikalardaki kadınları evlerine kapatma için kampanyalar düzenlediklerini,</p>
<p>- Don Kişot’ta Endülüslü Müslümanlarla ilgili şifreler bulunduğunu,</p>
<p>- Kopernik ve Kepler’in güneşe tapanlar tarikatından olduklarını,</p>
<p>- Rönesans insanlarının Ortaçağ’daki atalarından daha pis yaşadıklarını,</p>
<p>- Haritaların emperyalizmin sözcülüğünü yaptığını,</p>
<p>biliyor muydunuz?</p>
<p>Bunlar ve bunlardan başka Avrupa’nın büyük yalanlarını, Mustafa Armağan’ın hakikaten büyük emek mahsulü Avrupa’nın 50 Büyük Yalanı’ndan okuyacak ve her satırında eminiz ki, şaşıracaksınız. Yazarın amacı da bu zaten: Düşünmek, şaşırmakla başlar ona göre.</p>
<p>Mustafa Armağan’a göre Osmanlı tarihini de hakkıyla anlayabilmek için Avrupa tarihinin gerçeklerini bilmek gerekir.</p>
<p>Osmanlı ve yakın tarih üzerine yazdığı ufuk açıcı kitaplarından sonra Armağan’la Avrupa tarihinin bilinmeyenlerine doğru nefes nefese bir yolculuğa hoş geldiniz.</p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=15.086&amp;id=455900">Kitabı Satın Al<br />
<img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&amp;resimkod=455900" alt="" /></a></td>
<td><strong>Avrupa&#8217;nın 50 Büyük Yalanı </strong><br />
Mustafa Armağan<br />
TİMAŞ YAYINLARI</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--></p>
<p><strong>Yayınevi :</strong> TİMAŞ YAYINLARI              <strong>Yayın Yılı:</strong> 2009</p>
<p><span>320</span> sayfa / İthal Kağıt / 13,5&#215;21 cm / Karton Kapak<strong> </strong></p>
<p><strong>ISBN:</strong><span>9752639997</span><span> </span><strong> Dili:</strong> Türkçe</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/avrupanin-50-buyuk-yalani-mustafa-armagan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jitem Türkiye&#8217;nin Faili Meçhul Tarihi / Ecevit Kılıç</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/jitem-turkiyenin-faili-mechul-tarihi-ecevit-kilic/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/jitem-turkiyenin-faili-mechul-tarihi-ecevit-kilic/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 10:49:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat / Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Ersever]]></category>
		<category><![CDATA[Ecevit Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Jitem]]></category>
		<category><![CDATA[Jitem hakkında herşey]]></category>
		<category><![CDATA[Jitem nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[türk yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin Faili Meçhul Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=762</guid>
		<description><![CDATA[JİTEM, yani Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele son 20 yıldır sürekli Türkiye&#8217;nin gündeminde. Tabii daha çok faili meçhul cinayetlerle… Bazen de bu birimde görev yapan, hayatları efsanevi bir hal alan Cem Ersever gibi subayların öldürülmesiyle… JİTEM hakkında bugüne kadar kesin bir bilgiye sahip olamadık. Ortaya çıkan bilgiler de çoğunlukla burada görev yapan itirafçıların açıklamalarıyla sınırlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 146px"><img class=" " title="Jitem Türkiye'nin Faili Meçhul Tarihi Ecevit Kılıç" src="http://www.kitapstore.com/i/k/10/101185_k_2917.jpg" alt="" width="136" height="192" /><p class="wp-caption-text">Jitem Türkiye&#39;nin Faili Meçhul Tarihi Ecevit Kılıç</p></div>
<p>JİTEM, yani Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele son 20 yıldır sürekli Türkiye&#8217;nin gündeminde. Tabii daha çok faili meçhul cinayetlerle… Bazen de bu birimde görev yapan, hayatları efsanevi bir hal alan Cem Ersever gibi subayların öldürülmesiyle…</p>
<p>JİTEM hakkında bugüne kadar kesin bir bilgiye sahip olamadık. Ortaya çıkan bilgiler de çoğunlukla burada görev yapan itirafçıların açıklamalarıyla sınırlı kaldı. Bu itirafçıların verdiği bilgiler ise çoğunlukla eksikti ve hatta bazı noktaları çarpıtılmıştı. Kendilerinin içinde yer aldıkları cinayet ve diğer eylemler hakkında doğru bilgi vermedikleri için yeni senaryolar yazdılar.<span id="more-762"></span></p>
<p>İşte JİTEM ilk kez bu kitapla deşifre ediliyor. Gerçek kurcuları kimlerdi? Nasıl örgütlendi? Hangi il ve ilçelerde faaliyet yürüttü? Sırasıyla JİTEM&#8217;e ve timlerine komutanlık yapan görevliler kimlerdi? İtirafçılar dışında sivil unsur olarak kimler görev yapıyordu? JİTEM&#8217;in özellikle faili meçhullerle anılan faaliyetleri nelerdi? Belki de en önemlisi JİTEM hâlâ faaliyette mi?</p>
<p>JİTEM hakkında hiç bilinmeyen bilgi, belge, detay ve olaylar ilk kez bu kitapta. Karşınızda JİTEM ve Türkiye&#8217;nin en yakın tarihinin bilinmeyenleri…</p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=15.086&amp;id=456505">Kitabı Satın Al<br />
<img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&amp;resimkod=456505" alt="" /></a></td>
<td><strong>Jitem<br />
Türkiye&#8217;nin Faili Meçhul Tarihi </strong><br />
Ecevit Kılıç<br />
TİMAŞ YAYINLARI</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--></p>
<p><strong>Yayınevi :</strong> TİMAŞ YAYINLARI              <strong>Yayın Yılı:</strong> 2009</p>
<p>256 sayfa / İthal Kağıt / 13,5&#215;19,5 cm / Karton Kapak<strong> </strong></p>
<p><strong>ISBN:</strong><span>6051140513</span><span> </span><strong> Dili:</strong> Türkçe</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/jitem-turkiyenin-faili-mechul-tarihi-ecevit-kilic/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik Psikolojisi / Prof. Dr. Nevzat Tarhan</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/evlilik-psikolojisi-prof-dr-nevzat-tarhan/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/evlilik-psikolojisi-prof-dr-nevzat-tarhan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 10:27:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat / Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Altın orta nokta kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk evliliğin sebebi mi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel aldatma ayrımı var mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ama ne zaman?]]></category>
		<category><![CDATA[Duygusal aldatma]]></category>
		<category><![CDATA[Eşimin sevgi dili ne?]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik için ideal yaş var mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik kararı hangi dönemde test edilir?]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Farklılıklarda uzlaşmak mümkün mü?]]></category>
		<category><![CDATA[Fedakârlığın ölçüsü ne olmalı?]]></category>
		<category><![CDATA[Hamile babalar]]></category>
		<category><![CDATA[Hürrem Sultan taktikleri]]></category>
		<category><![CDATA[İdare eden]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların ve erkeklerin evlilikten beklentileri neler?]]></category>
		<category><![CDATA[Kendini gerçekleştiren kehanet kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[Kiminle evleniyorum?]]></category>
		<category><![CDATA[Kimler eşini aldatır?]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Loğusalık psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nişanlılık ne kadar sürmeli?]]></category>
		<category><![CDATA[piskolojik kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Nevzat Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[Sevginin sanal tatmini: Chat’te aldatma]]></category>
		<category><![CDATA[sonucu mu?]]></category>
		<category><![CDATA[timaş yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzyıllardır bitmeyen çatışma: Gelin kayınvalide ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[‘idarelik’ olur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=759</guid>
		<description><![CDATA[Evlilik, ömürlük bir yolculuktur. Bu uzun yolculukta, tahmin edilemeyecek kadar güzel anlar da yaşanır, hesaba katılmayan sorunlar da baş gösterir. Önemli olan bir kere kanatlandıktan sonra hep havada kalmayı başarabilmektir. Duyguyla mantığı, aşkla arkadaşlığı dengede tutabilen kişiler, bu yolculukta menzile varabilirler. Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın Ağustos ayında Timaş Yayınları’ndan çıkacak kitabı Evlilik Psikolojisi, hayat boyu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 132px"><img title="Evlilik Psikolojisi " src="http://www.kitapyurdu.com/getimageV3.asp?resimkod=108437&amp;boyut=185&amp;sayfa=160&amp;en=13,5&amp;set=0" alt="" width="122" height="184" /><p class="wp-caption-text">Evlilik Psikolojisi  / Prof. Dr. Nevzat Tarhan</p></div>
<p>Evlilik, ömürlük bir yolculuktur. Bu uzun yolculukta, tahmin edilemeyecek kadar güzel anlar da yaşanır, hesaba katılmayan sorunlar da baş gösterir. Önemli olan bir kere kanatlandıktan sonra hep havada kalmayı başarabilmektir. Duyguyla mantığı, aşkla arkadaşlığı dengede tutabilen kişiler, bu yolculukta menzile varabilirler.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın Ağustos ayında Timaş Yayınları’ndan çıkacak kitabı Evlilik Psikolojisi, hayat boyu sürecek sağlıklı birlikteliklere, bir başka deyişle bu uzun ve keyifli yolculuğa rehberlik edecek nitelikte bir kitap.<span id="more-759"></span></p>
<p>Tarhan, kitapta her yönüyle evliliği anlatıyor. Kitabın başında modern çağda evlilik hakkında genel bir çerçeve sunan yazar, daha sonra evlilik öncesi ve nişanlılık döneminden başlayarak, tüm aşamalarıyla evlilik sürecini ele alıyor. Evlilikte sevgi ve iletişimin önemini ve mantık-duygu dengesini vurgulayan yazar, okuyucuya mutlu evliliğin sırlarını veriyor, yaşam boyu sürecek sıhhatli evlilikler için yol gösteriyor.</p>
<p>Evlilik Psikolojisi’nde kadının ve erkeğin farklı psikolojik ihtiyaçları, eşler arası iletişimin püf noktaları, kıskançlık, aldatma, boşanma gibi zor anlara özel tavsiyeler, çocuk sahibi olma kararının zamanlaması, hamilelik ve loğusalık dönemi gibi konularda pratik bilgiler veriliyor.</p>
<p><strong>Nedir Şu Evlilik Dedikleri?</strong></p>
<p>Nevzat Tarhan Evlilik Psikolojisi’ni hazırlarken, hepimizin etrafında gördüğü evlilikleri, hayatın içinden örnekleri esas aldı. Kitabın çıkış noktasını da, Tarhan’ın okurlarının ve takipçilerinin yıllardır kendisine yönelttikleri sorular oluşturdu. Tarhan, ayrıca bu kitap için &#8220;evliliğe özel duygusal zekâ testi&#8221; hazırladı.</p>
<p>Evlilik Psikolojisi, Nevzat Tarhan’ın yalın ve rahat anlaşılır diliyle, evli çiftlerin ve eş adaylarının evlilik denildiğinde akıllarına takılan tüm sorularını yanıtlayacak nitelikte.</p>
<p><strong>Kitaptan seçilmiş bazı sorular:</strong></p>
<p>Kadınların ve erkeklerin evlilikten beklentileri neler?<br />
Farklılıklarda uzlaşmak mümkün mü?<br />
Evlilik için ideal yaş var mı?<br />
Kiminle evleniyorum?<br />
Eşimin sevgi dili ne?<br />
Evlilik kararı hangi dönemde test edilir?<br />
Nişanlılık ne kadar sürmeli?<br />
Aşk evliliğin sebebi mi, sonucu mu?<br />
Fedakârlığın ölçüsü ne olmalı?<br />
Hürrem Sultan taktikleri<br />
Altın orta nokta kuralı<br />
Kendini gerçekleştiren kehanet kuralı<br />
Kimler eşini aldatır?<br />
Duygusal aldatma, cinsel aldatma ayrımı var mı?<br />
Sevginin sanal tatmini: Chat’te aldatma<br />
Yüzyıllardır bitmeyen çatışma: Gelin kayınvalide ilişkisi<br />
İdare eden, ‘idarelik’ olur<br />
Çocuk ama ne zaman?<br />
Hamile babalar<br />
Loğusalık psikolojisi</p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=15.086&amp;id=108437">Kitabı Satın Al<br />
<img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&amp;resimkod=108437" alt="" /></a></td>
<td><strong>Evlilik Psikolojisi </strong><br />
Prof. Dr. Nevzat Tarhan<br />
TİMAŞ YAYINLARI</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--></p>
<p><strong>Yayınevi :</strong> TİMAŞ YAYINLARI              <strong>Yayın Yılı:</strong> 2009</p>
<p>160 sayfa / İthal Kağıt / 13,5&#215;21 cm / Karton Kapak<strong> </strong></p>
<p><strong>ISBN:</strong><span>9752634540 </span><strong> Dili:</strong> Türkçe</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/evlilik-psikolojisi-prof-dr-nevzat-tarhan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ya Bir Yol Bul Ya Bir Yol Aç Ya da Yoldan Çekil / Mümin Sekman</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/ya-bir-yol-bul-ya-bir-yol-ac-ya-da-yoldan-cekil-mumin-sekman/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/ya-bir-yol-bul-ya-bir-yol-ac-ya-da-yoldan-cekil-mumin-sekman/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 10:11:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat / Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[hayat okulu]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Mümin Sekman]]></category>
		<category><![CDATA[okul hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[türk yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Ya Bir Yol Bul Ya Bir Yol Aç Ya da Yoldan Çekil]]></category>
		<category><![CDATA[yerli yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=753</guid>
		<description><![CDATA[Okul hayatı bitince &#8216;hayat okulu&#8217; başlar. Hayat okuluna giriş bir yarışın başlangıcıdır. Bu yarış bir durağa varmak için yapılmaz. Başarılı insanlar için başarı, bir durak değil, yolculuk şeklidir. Bu yoğun mücadele içerisinde amaçları olmayanlar amaçları olanlarındır. Bu kitap hayat amaçlarını profesyonelce belirlemek, hayatını planlamak ve kontrol altına almak isteyenler içindir. Başarılı olmak öğrenilebilir. Bana göre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 121px"><img title="Ya Bir Yol Bul Ya Bir Yol Aç Ya da Yoldan Çekil " src="http://www.kigem.com/images/yabiyolyacekil.jpg" alt="" width="111" height="161" /><p class="wp-caption-text">Ya Bir Yol Bul Ya Bir Yol Aç Ya da Yoldan Çekil / Mümin Sekman</p></div>
<p>Okul hayatı bitince &#8216;hayat okulu&#8217; başlar. Hayat okuluna giriş bir yarışın başlangıcıdır. Bu yarış bir durağa varmak için yapılmaz. Başarılı insanlar için başarı, bir durak değil, yolculuk şeklidir. Bu yoğun mücadele içerisinde amaçları olmayanlar amaçları olanlarındır.</p>
<p>Bu kitap hayat amaçlarını profesyonelce belirlemek, hayatını planlamak ve kontrol altına almak isteyenler içindir. Başarılı olmak öğrenilebilir. Bana göre en büyük ve en zekice başarı, &#8220;nasıl başarılı olunabileceğini&#8221; öğrenmektir. Kişisel potansiyelinizi tam olarak kullanabilme yönünde, beyninizi nasıl çalıştırmanız gerektiğini göstermek için hazırlanan bu eserin amacı, telkin vermek değil teknik öğretmektir.<span id="more-753"></span></p>
<p>Elinizdeki kitap, başarı yolculuğunda; yola çıkmak isteyenlere, daha iyi bir yol arayanlara, çıkmaz sokağa girmiş olanlara, yolunu şaşıranlara kılavuzluk edecek bir başarı haritasıdır.</p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=15.086&amp;id=21804">Kitabı Satın Al<br />
<img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&amp;resimkod=21804" alt="" /></a></td>
<td><strong>Ya Bir Yol Bul Ya Bir Yol Aç Ya da Yoldan Çekil </strong><br />
Mümin Sekman<br />
ALFA YAYINLARI</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--></p>
<p><strong>Yayınevi :</strong> ALFA YAYINLARI         <strong>Yayın Yılı:</strong> 2009</p>
<p>135 sayfa / İthal Kağıt / 13,5&#215;19,5 cm / Karton Kapak<strong> </strong></p>
<p><strong>ISBN:</strong>9753162036<strong> Dili:</strong> Türkçe</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/09/08/2009/ya-bir-yol-bul-ya-bir-yol-ac-ya-da-yoldan-cekil-mumin-sekman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk´ün Kürtleri / Fatih Öznur</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/18/06/2009/ataturkun-kurtleri-fatih-oznur/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/18/06/2009/ataturkun-kurtleri-fatih-oznur/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 15:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat / Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk´ün Kürtleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Öznur]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[kürt açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[kürt sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=86</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk´ün Kürtleri / Fatih Öznur Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un; “Atatürk ne diyor: ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkıdır.’ ‘Türk halkı’ derseniz bütün cümle düşer aslında. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kim? Türkiye halkı.” tespiti bir tabuyu da yıkıyordu. Kimilerine göre bu tanımlama Kürt kökenli vatandaşları direk olarak ilgilendiriyordu. Ve Başbuğ’un çıkışı, Atatürk’ün yıllar önce “Türkiyelilik” kavramını dile getirmesiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 140px"><img title="Atatürk´ün Kürtleri  / Fatih Öznur" src="http://www.edebiyatdunyasi.com/kitapresim/bm08xutt.jpg" alt="http://www.edebiyatdunyasi.com/kitapresim/bm08xutt.jpg" width="130" height="200" /><p class="wp-caption-text">Atatürk´ün Kürtleri  / Fatih Öznur</p></div>
<p><strong>Atatürk´ün Kürtleri / Fatih Öznur</strong></p>
<p>Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un; “Atatürk ne diyor: ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkıdır.’ ‘Türk halkı’ derseniz bütün cümle düşer aslında. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kim? Türkiye halkı.” tespiti bir tabuyu da yıkıyordu. Kimilerine göre bu tanımlama Kürt kökenli vatandaşları direk olarak ilgilendiriyordu. Ve Başbuğ’un çıkışı, Atatürk’ün yıllar önce “Türkiyelilik” kavramını dile getirmesiyle bu ülkenin kurucusunun sadece Türklerin değil Kürtlerin de “Ata”sı olduğu tezi ile, “Atatürk’ün Kürtleri”ni ortaya çıkarıyordu.<span id="more-86"></span></p>
<p>Org. Başbuğ’un açıklamalarının ardından ise; “Kurtuluş Savaşı’nı Türklerle Kürtlerin birlikte verdikleri ve Atatürk’ün Kürtlere özerklik vaat ettiği” tartışmaları yeniden gündeme oturuyordu.</p>
<p>• Atatürk; ‘İki kardeş halkı çarpıştıran haindir!’ dedi mi?<br />
• Mustafa Kemal Kürtlere özerklik vaat etti mi?<br />
• Atatürk´ün 1919´da Kürtlerle ilgili sözleri sansürlendi mi?<br />
•İsmet İnönü’nün gizli Kürt raporunda neler yazıyordu?<br />
• Atatürk’ün Kürdistan yorumu neydi?<br />
• Türklerin Kürtleşmesi mümkün mü?<br />
• Kürt sorunu nasıl çözülemez?<br />
• Kürt sorununa Osmanlı modeli uygulanabilir mi?<br />
• Türk-Kürt ötekileştirmesi faşizme götürür mü?<br />
• Neo Hamidiyeler kimlerden oluşuyor?<br />
• Misâk-ı Millî´nin temel ruhu nedir?</p>
<p>Bu ve buna benzer birçok sorunun cevabı, Atatürk’ün Kürtleri &#8211; Vaat Edilmiş Toprakların Hikâyesi’nde.</p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=15.086&amp;id=452097">Kitabı Satın Al<br />
<img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&amp;resimkod=452097" alt="" /></a></td>
<td><strong>Atatürk&#8217;ün Kürtleri</strong><br />
Fatih Öznur</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--><strong>Yayınevi :</strong> KARAKUTU YAYINLARI   <strong> Yayın yılı :</strong> 2009</p>
<p>İthal Kağıt  /  216 sayfa  /  13,5&#215;21 cm  /  Karton Kapak</p>
<p><strong>Dili :</strong> TÜRKÇE    <strong>ISBN :</strong> 9944714754</p>
<p><em>Kaynak:Edebiyatdunyasi.com</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/18/06/2009/ataturkun-kurtleri-fatih-oznur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kelebek Ömrü / Mehmet Nuri Parmaksız</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/18/06/2009/kelebek-omru-mehmet-nuri-parmaksiz/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/18/06/2009/kelebek-omru-mehmet-nuri-parmaksiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 15:17:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat / Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Kelebek Ömrü]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Nuri Parmaksız]]></category>
		<category><![CDATA[yerli yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[Kelebek Ömrü  / Mehmet Nuri Parmaksız Sevdâya alışkın bu gönüller seni bekler, Son darbe de her cân o ölüm bûseni bekler ! Sevdâ denilen çölde çiçekler de tuzaktır, Vuslatı yakın sanma fizandan da uzaktır! Ellerde, avuçlarda, senin ismin anılsın. Gönlümdeki aşkın yine yoklukta sanılsın! Yükselsin o rûhum, göğe çıksın, sana değsin. Çektirdiğin âhlarla gönül gökleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 145px"><img title="Kelebek Ömrü  / Mehmet Nuri Parmaksız" src="http://www.edebiyatdunyasi.com/kitapresim/6y6obimi.jpg" alt="http://www.edebiyatdunyasi.com/kitapresim/6y6obimi.jpg" width="135" height="200" /><p class="wp-caption-text">Kelebek Ömrü  / Mehmet Nuri Parmaksız</p></div>
<p><strong>Kelebek Ömrü  / Mehmet Nuri Parmaksız</strong></p>
<p>Sevdâya alışkın bu gönüller seni bekler,<br />
Son darbe de her cân o ölüm bûseni bekler !<br />
Sevdâ denilen çölde çiçekler de tuzaktır,<br />
Vuslatı yakın sanma fizandan da uzaktır!<br />
Ellerde, avuçlarda, senin ismin anılsın.<span id="more-82"></span><br />
Gönlümdeki aşkın yine yoklukta sanılsın!<br />
Yükselsin o rûhum, göğe çıksın, sana değsin.<br />
Çektirdiğin âhlarla gönül gökleri eğsin !<br />
Hakkın bizi halk ettiği toprak ne de paktır !<br />
Herhalde bu yüzden ki mezâr taşları aktır !<br />
Heyhat! Kara sevdâ denilen yol ne de dardır!<br />
Aşk bitti mi dünyâ kelebek ömrü kadardır!</p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=15.086&amp;id=450841">Kitabı Satın Al<br />
<img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&amp;resimkod=450841" alt="" /></a></td>
<td><strong>Kelebek Ömrü</strong><br />
Mehmet Nuri Parmaksız</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--><strong>Yayınevi :</strong> ÜRÜN YAYINLARI    <strong>Yayın yılı :</strong> 2009</p>
<p>İthal Kağıt  /  120 sayfa  /  13,5&#215;19,5 cm  /  Karton Kapak</p>
<p><strong>Dili :</strong> TÜRKÇE   <strong> ISBN :</strong> 9944761505</p>
<p><em>Kaynak:Edebiyatdunyasi.com</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/18/06/2009/kelebek-omru-mehmet-nuri-parmaksiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paradokslar Kitabı / Michael Clark</title>
		<link>http://www.olurbelki.com/18/06/2009/paradokslar-kitabi-michael-clark/</link>
		<comments>http://www.olurbelki.com/18/06/2009/paradokslar-kitabi-michael-clark/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 15:13:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat / Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Clark]]></category>
		<category><![CDATA[Paradokslar Kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.olurbelki.com/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[Paradokslar Kitabı  / Michael Clark &#8220;Tırnak içindeki bu cümle yanlıştır&#8221; cümlesi yanlış mıdır? Sonsuz sayıda odası olan fakat tümüyle dolu bir otel daha fazla müşteri kabul edebilir mi? Kurguya dayanan yapıtlarda bizi duygulandıran durumların gerçek olmadığını bilmemize karşın, nasıl olup da bu yapıtlara duygusal tepkiler verebiliyoruz? Ve tavukla yumurtadan oluşan şu çok bildik döngünün en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 153px"><img title="Paradokslar Kitabı  / Michael Clark" src="http://www.edebiyatdunyasi.com/kitapresim/xpypween.jpeg" alt="http://www.edebiyatdunyasi.com/kitapresim/xpypween.jpeg" width="143" height="200" /><p class="wp-caption-text">Paradokslar Kitabı  / Michael Clark</p></div>
<p><strong>Paradokslar Kitabı  / Michael Clark</strong></p>
<p>&#8220;Tırnak içindeki bu cümle yanlıştır&#8221; cümlesi yanlış mıdır?</p>
<p>Sonsuz sayıda odası olan fakat tümüyle dolu bir otel daha fazla müşteri kabul edebilir mi?</p>
<p>Kurguya dayanan yapıtlarda bizi duygulandıran durumların gerçek olmadığını bilmemize karşın, nasıl olup da bu yapıtlara duygusal tepkiler verebiliyoruz?<span id="more-80"></span></p>
<p>Ve tavukla yumurtadan oluşan şu çok bildik döngünün en başında hangisi var?</p>
<p>Michael Clark Paradokslar kitabı´nda öldürmeyen çelişkilerin en ölümcül olanlarını inceliyor. Kitapta sunulan seksen üç paradoks ahlaki, sanatsal ve siyasal sorunlar kadar saf mantıksal ve matematiksel çıkmazları içeriyor. Zenon´un çağları katederek zamanımıza saplanan, hareket etmesi olanaksız 2.500 yıllık oku da, günümüzün siyasal-ekonomik kararlarının biçimlenmesinde etkili olan 40 yıllık Newcomb Problemi de Paradokslar Kitabı´nda kendine yer buluyor. Mantık ve felsefe tarihinin Zenon, Galileo, Lewis Carroll, Bertrand Russell gibi &#8220;saf&#8221; düşünürleri bu derlemeyle mantığa ve mantığı aşma iddiasındaki hayata meydan okuyorlar.</p>
<p><!--begin www.kitapyurdu.com Satış link--></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?AID=15.086&amp;id=449078">Kitabı Satın Al<br />
<img src="http://www.kitapyurdu.com/getimage1.asp?boyut=80&amp;resimkod=449078" alt="" /></a></td>
<td><strong>Paradokslar Kitabı<br />
</strong>Michael Clark</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--end kitapyurdu link--><strong>Yayınevi : </strong> HİL YAYINLARI    <strong>Yayın yılı : </strong> 2009</p>
<p>İthal Kağıt  /  239 sayfa  /  13,5&#215;21 cm  /  Karton Kapak</p>
<p><strong>Dili :</strong> TÜRKÇE    <strong>ISBN :</strong> 9757638360<em> </em></p>
<p><em>Kaynak:Edebiyatdunyasi.com</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.olurbelki.com/18/06/2009/paradokslar-kitabi-michael-clark/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

